Fish oil concantrate türkçesi Fish oil concantrate nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hipolipidemik amaçla kullanılan, yapısında omega-3 doymamış yağ asitleri olan eikozapentaenoik asit ve dokozaheksaenoik asit bakımından zenginleştirilmiş hayvansal ürün.
  • Balık yağı konsantresi.

Fish oil concantrate ingilizcede ne demek, Fish oil concantrate nerede nasıl kullanılır?

Fish : Avlamak. Balık avlamak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Balık. Araştırmak. Bulup çıkarmak. Tutmak. Balık tutmak. Balık eti. Denizden çıkarmak.

Oil : Sıvıyağ. Gaz. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı. Küspe. Yağ çekmek. Yağlamak. Yağcılık yapmak. Petrol. Yağ sürmek.

Fish oil : Balıkyağı. Balığın veya balık konserve kalıntısının rendering işleminden geçirilmesiyle elde edilen yağ. Genelde morina, sardalya, ringa, torik, uskumru, orkinos, hamsi gibi balıkların et, karaciğer ve kemiklerinden pres, santrifüj vb. yöntemlerle elde edilebilen, insan beslenmesinde, hayvan yeminin bileşiminde vb. amaçlarla kullanılabilen doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan yağ. Balık yağı.

 

Medical fish oil : Morina balığı’nın (gadus morhua) karaciğerinin ekstraksiyonla elde edilen ve gramı başına en az 85 iü d vitamini ve en az 600 iü a vitamini içeren müstahzar. Tıbbi balık yağı.

Ringa fish oil : Ringa balığı yağı. Ringa balığının tamamının özütlemeyle elde edilen ve vitamin kaynağı olan fakat insan gıdalarına katılmayan bir yağ.

İngilizce Fish oil concantrate Türkçe anlamı, Fish oil concantrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fish oil concantrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdomen : Batın. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

 

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı.

Fish oil concantrate synonyms : abattoir, a dna, a clay, a amplitude mod, a crochordon, abdominal ovariectomy.