Fish tapeworm türkçesi Fish tapeworm nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Balık şeridi.
  • Balık tenyası.
  • İnsan, kedi, köpek, vizon, ayı ve diğer balık yiyen canlılarda parazitlenen, uzunluğu bazen 9 metreye ulaşabilen, skoleks üzerinde iki bothriyaya sahip, birinci ara konağı kabuklular, ikinci ara konağı balıklar olan, insanlara çiğ veya az pişmiş balıkları yemek suretiyle bulaşan sestod türü, geniş şerit, isviçre şeridi, dibothriocephalus latus, diphyllobothrium taenioides, diphyllobothrium latum.

Fish tapeworm ingilizcede ne demek, Fish tapeworm nerede nasıl kullanılır?

Fish : Balık eti. Avlamak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Denizden çıkarmak. Tutmak. Bulup çıkarmak. Balık. Balık avlamak. Balık tutmak. Balığa çıkmak.

Tapeworm : Bağırsak kurdu. Bağırsak solucanı. Şeritgiller sınıfından yassı solucanların ortak adı; tenya. Abdestbozan. Tenya. Şerit.

Fish anatomy : Balıkların yapılarıyla uğraşan bilim dalı, ihtiyotomi. Balık anatomisi.

Fish and chips : Balık ve patates cipsi. Üzerine malt sirkesi dökülmüş kızarmış balık ve patates. Kızartılmış balık ve patates kızartması içeren yaygın ingiliz yemeği. Balık ve patates kızartması.

 

Fish around : Araştırmak.

Fish ball : Özellikle levrek, yayın, mezgit, akya gibi beyaz etli balıkların etlerinin çeşitli baharatlarla karıştırılması sonucu yağda kızartılmasıyla sıcak olarak hazırlanan bir balık ürünü. Balık köftesi. Haşlanmış ve kılçıktan arınmış balık etinin süt, un ve baharatlarla karıştırıldıktan sonra topak haline getirilerek taze veya donmuş olarak tüketime sunulan biçimi.

İngilizce Fish tapeworm Türkçe anlamı, Fish tapeworm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fish tapeworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında.

Swiss tapeworm : İsviçre şeridi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdomen : Karnın altı. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın.

Fish tapeworm synonyms : abdominal palpation, a band, broad tapeworm, a crochordon, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, a dna, a c deformity.