Fishscale türkçesi Fishscale nedir

  • Balıkpulu.
  • Cam emaye çatlağı.

Fishscale ingilizcede ne demek, Fishscale nerede nasıl kullanılır?

Fishsale market : Su ürünleri hali. Belediyeler veya gerçek veya tüzel kişiler tarafından bu yönetmelikte yer alan hususlara ve projesine uygun olarak kurulan, su ürünlerinin açık artırmayla toptan satışının, muhafazasının, kalite, hijyen ve sağlık kontrolünün ve dağıtımının yapıldığı, kapasitesi 10 ton/gün ve üzeri olan yerler.

Fishskin : Dolar banknotu (argo terim). Balığın derisi. Prezervatif (argo terim). Kondom.

Fishspear : Halden veya toptan satış merkezinden, su ürünlerinin alımını yapan ve perakende olarak satış amacıyla, doğrudan insan tüketimine sunan şahıslar veya tüzel kişiler. Balıkçı esnafı.

Crayfishs : Kerevides. Karavide. Tatlısuıstakozu. Böcek. Birçok türü, birçok solucanın ve en başta akciğer kelebeğinin arakonakçısı olarak önem kazanan onayaklılar familyası. Dikenli ıstakoz. Kerevit. Tatlısu istakozu. Istakozlar.

İngilizce Fishscale Türkçe anlamı, Fishscale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fishscale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fish ball : Balık köftesi. Haşlanmış ve kılçıktan arınmış balık etinin süt, un ve baharatlarla karıştırıldıktan sonra topak haline getirilerek taze veya donmuş olarak tüketime sunulan biçimi. Özellikle levrek, yayın, mezgit, akya gibi beyaz etli balıkların etlerinin çeşitli baharatlarla karıştırılması sonucu yağda kızartılmasıyla sıcak olarak hazırlanan bir balık ürünü.

 

Scale : Ölçü. Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi. Barem. Balık pulu. Kazan taşı. Derece. Ölçeklendirmek. Tarife. Büyüklüğü belli ölçülerde değiştirme; böylece küçük çapta taslamlardan büyük çapta yapılar tasarlama. Isıtılan sert suyun, bulunduğu kabın iç yüzeylerinde oluşturduğu katman.

Cake : Tane veya tohumların, etin veya balığın yağını veya diğer sıvılarını çıkarmak için mekanik sıkılmalarıyla elde edilen ve hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılan yan ürün. Kabuk bağlamak. Pasta. Kek. Topak. Kabuklaşmak. Kaplanmak. Kalıp. Küspe. Kalıplaşmış.

Patty : Küçük börek. Köfte. Yassı köfte. Mantı. Börek.

Fish : Balığa çıkmak. Tutmak. Bulup çıkarmak. Balık avlamak. Balık. Balık eti. Balık tutmak. Araştırmak. Denizden çıkarmak. Avlamak.

Codfish cake : Morina keki.

Fishscale synonyms : codfish ball.