Fissural türkçesi Fissural nedir

  • Fisüral.
  • Dar bir açıklığı veya yarığı olan (anatomi terimi).
  • Dar bir deliğe ilişkin.

Fissural ingilizcede ne demek, Fissural nerede nasıl kullanılır?

Fissural cyst : Fissural kist. İnklüzyon kisti.

Fissura abdominalis : Karın duvarının doğuştan, yarık şeklinde açık oluşu, fissura abdominalis, gastroşizis. Karın yarığı.

Fissura ligamentum teretis : Karaciğerin viseral yüzünde, içinde lig. teres hepatis'in seyrettiği oluk. Fissura ligamentum teretis.

Fissura longitudinalis cerebri : Fissura longitudinalis serebri. İki beyin hemisferi arasında mediyan ve longitudinal olarak uzanan ve içine falx cerebri’nin girdiği derin yarık.

Fissura mediana : Fissura mediyana. Medulla spinalis ve medulla oblongata'nın ventral yüzünde mediyan olarak boydan boya devam eden ve canalis centralis yakınına kadar uzanan derin yarık.

Fissuration : Fisürasyon. Çatlama. Çatlaklık. Yarılma.

Fissura : Yarık. Fissura. Çatlak, yarık. Fisür.

Fissur : Çatlak. Kemik dokusunun birbirinden ayrılmadan yarılması.

Fissura prima : Fissura prima. Beyincikte, culmen ile declive'yi birbirinden ayıran sığ oluk.

Fissure of rolando : Beyin korteksinin ön lobunu yan loplardan ayıran yarık. Rolando yarığı.

İngilizce Fissural Türkçe anlamı, Fissural eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fissural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rift : Yarmak. Uçurum. Aralık. Ara bozukluğu. Ara açılması. Anlaşmazlık. Çatlak. Çatlatmak. Açıklık. Ayrılık.

Crack : Çatırtı. Çatlatmak. Çökmek. Yarılmak. Çatlamak. Çatırdamak. Çatırdatmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Kırmak. Patlamak.

Gap : Yarmak. Uçurum. Yol açmak. Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Açıklık. Kırık ayrığı. Ara. Yarık. Açık yer. Boşluk.

Faulting : Fay. Hatası olmak. Kusurlu olmak. Faylanma. Suçu olmak. Kınamak. Ayıplamak. Kusur bulmak.

Slit : Optik seslendirme dizgesinde, aynalı galvanometreden gelen ışın demetinin film üzerine düşmeden önce geçtiği yarık. Kesik. Yırtık. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Sökmek. Dar aralık. Yırtılmak. Yarık. Kesmek (uzunluğuna). Yırtmaç.

Crevice : Şifre güvenliğini delici. Gedik. Rahne. Fisür. Krevis. Yarık. Çatlak. Kaya yarığı. Krevas.

Vent : Havalandırmak. Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için). Açığa vurmak. Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru. Göstermek. Dışa vurmak. Belli etmek. Hava almaya çıkmak. Çıkarmak. Havalandırma yapmak.

Opening : Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Genişlik derecesi.

 

Fault : Kusur. Kınamak. Hata bulmak. Çatlak. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Fay. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Kırık. Kabahat. Suç.

Fracture : Kırık. Çatlatmak. Kırılmak. Çatlama. Kırılma. Kırma. Kırmak. Fraktür. Çatlak.

Fissural synonyms : geological fault, fatigue crack, chink, shift, chap, crevasse, split, scissure, volcano, break, cleft.

Fissural zıt anlamlı kelimeler, Fissural kelime anlamı

Nonrepresentational : Kavramsal olmayan. Canlı gerçekçi betimleme sunmayı amaçlamayan. Soyut. Anlatımsal olmayan.

Fissural ingilizce tanımı, definition of Fissural

Fissural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the fissural pattern of a brain. Pertaining to a fissure or fissures.