Fissuring türkçesi Fissuring nedir

Fissuring ingilizcede ne demek, Fissuring nerede nasıl kullanılır?

Fissur : Kemik dokusunun birbirinden ayrılmadan yarılması. Çatlak.

Fissura : Fisür. Yarık. Çatlak, yarık. Fissura.

Fissura abdominalis : Karın yarığı. Karın duvarının doğuştan, yarık şeklinde açık oluşu, fissura abdominalis, gastroşizis.

Fissura ligamentum teretis : Fissura ligamentum teretis. Karaciğerin viseral yüzünde, içinde lig. teres hepatis'in seyrettiği oluk.

Fissura longitudinalis cerebri : Fissura longitudinalis serebri. İki beyin hemisferi arasında mediyan ve longitudinal olarak uzanan ve içine falx cerebri’nin girdiği derin yarık.

Fissuration : Yarılma. Çatlaklık. Çatlama. Fisürasyon.

Fissural cyst : Fissural kist. İnklüzyon kisti.

Fissure : Ayrılmak. Çatlamak. Çatlak. Kireçtaşları gibi kimi kayaç ve yerli kayalar üzerinde görülen ince, az derin yarıklardan her biri. Fisür. Bir organı loblara bölen derin çukurlar ya da oluklar. Yarık. Çatlama. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna seyir gösteren açıklık, çatlak, yarık. Rahne.

Fissural : Fisüral. Dar bir açıklığı veya yarığı olan (anatomi terimi). Dar bir deliğe ilişkin.

Fissure eruption : Fisür püskürmesi. Yarık püskürmesi. Çatlak püskürmesi. Bir yarık boyunca magmanın dışarı çıkması. Volkanik fisür püskürmesi.

 

İngilizce Fissuring Türkçe anlamı, Fissuring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fissuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid rock : Ekşitli kaya. Ritminde ve sözlerinde psikedelik olaylara göndermeler içeren heavy rock müziği (1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştır). Asidik kayaç. Asit kaya.

First derivative : Birinci türev.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Integral : Gerekli. Tek parça. Tümlev. Bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan. Bitev. Tamamlayıcı. Bütünleyici. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey. Bütün şey.

Chapping : Yarılmak. Kızartmak. Çatlatmak (deri). Çatlamak (cilt).

Delaceration : Yırtılma. Katarakt ameliyetında göz merceği kapsülüne kesit yapma.

Dehiscence : Yarılıp açılma. Açılma. İnficar.

Cleavage : Klivaj. Memelerin arasındaki boşluk. Göğüs dekoltesi. Yarılım ı. Biyoloji, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kristal dilinimi. Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. Yarık. Çelişki. Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 vb. sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morula, blastula, gastrula evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. metamerizasyon.

 

Estimate : İşi kabul etme. Değer biçmek. Hesaplamak. Oranlamak. Değerlendirmek. Hesap. Hesap etmek. Hüküm vermek. Teklif.

Fissuring synonyms : derived function, cleavaue, interpolation, crackling, fissions, scission, adit, abandoned mine, splittings, activated carbon, acid proof, reckoning, differential coefficient, abandon, cracking, rive, advancing longwall, advance per shift, acid treatment, fracture, derivative, actinolite, problem solving, computation, idea, assuring, acetylene lamp, acidization, extrapolation, differential, findere, calculation, fissure.

Fissuring zıt anlamlı kelimeler, Fissuring kelime anlamı

Fissuring antonyms : unreassuring.