Flanneling türkçesi Flanneling nedir

  • Pazen.
  • Zevzeklik etmek.
  • Saçma.
  • Fanila.
  • Tüylü yumuşak kumaş.
  • Fanila ile ovmak.
  • Fanila giydirmek.
  • Zevzeklik.
  • Flanelden yapılmış giysi.
  • Sabun bezi.

Flanneling ingilizcede ne demek, Flanneling nerede nasıl kullanılır?

Flannel board : Birtakım öğretim gereçlerini tutturmak ve yapıştırmak için kontraplak, duralit ya da kalın mukavvadan yapılan ve üzeri çoğu kez pazen ya da çuha ile kaplanan levha. Kumaş kaplı tahta.

Flannel cake : Gözleme. Tava keki.

Flannel mouthed : Ağzı kalabalık.

Face flannel : Yüz havlusu.

Flannel : Fanila ile ovmak. Flanel. Fanila giydirmek. Flanelden yapılmış giysi. Zevzeklik. Saçma. Fanila. Zevzeklik etmek. Sabun bezi. Pazen.

Flannelet : Flanel taklidi pamuklu kumaş.

Flanneled : Zevzeklik etmek. Fanila ile ovmak. Fanila giydirmek.

Flannelled : Fanila ile ovmak. Zevzeklik. Fanila. Bir soruya cevap vermekten veya gerçeği söylemekten kaçınmak için bir sürü kelime içeren konuşmaya ilişkin (laf salatası) (sıklıkla aldatma niyetiyle). Sabun bezi. Pazen. Fanila giydirmek. Saçma. Zevzeklik etmek. Tüylü yumuşak kumaş.

Flannels : Zevzeklik etmek. Tüylü yumuşak kumaş. Pazen. Fanila. Fanila giydirmek. Flanelden yapılan iç giyim. Fanila ile ovmak. Sabun bezi. Zevzeklik. Flanelden yapılan kıyafetler (özellikle pantalonlar).

Flannelly : Örtülü (konuşma). Açık olmayan. Flanele benzeyen. Saçma bir şekilde. Flanel yapılmış. Pohpohlayarak.

 

İngilizce Flanneling Türkçe anlamı, Flanneling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flanneling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asinine : Ahmakça. Eşekçe (argo terim). Eşekçe. Eşek gibi. Aptal. Eşek (argo terim). İnatçı. Aptalca. Eşek.

Quacking : Olcum. Vakvaklamak. Dırdır etmek. Şarlatanlık yapmak. Vakvak. Vakvak etmek. Ördek gibi bağırmak. Vaklamak. Ördek sesi çıkarmak.

Baloneys : Saçma sapan. Bir cins salam. İpe sapa gelmez şey. Zırva. Saçmalık. Yalan. Hikaye. Palavra.

Fustian : Dimiden yapılmış. Dimi. Şişirme. Abartılı. Tumturaklı. Değersiz. Boş. Pamuklu kadife.

Quack : Vakvak etmek. Vakvak. Ördek sesi. Ördek sesi çıkarmak. Dırdır etmek. Yalancı doktor. Olcum. Vaklamak. Ördek gibi bağırmak. Dırdır.

Balls : Büzük. Hassiktir!. Taşaklar. Cesaret. Hayalar. Saçma!. Hassiktir. Taşaklı.

Ballocks : Yumurtalıklar. Testisler. Taşak. Yumurtalar. Berbat etmek. Perişan etmek. Taşaklar. Manasız (kaba britanya argosu). Zırva.

Quacked : Ördek gibi bağırmak. Sahte doktor. Vakvak. Şarlatanlık yapmak. Vaklamak. Olcum. Vakvak etmek. Ördek sesi çıkarmak. Dırdır etmek.

Vests : İç gömleği. Cüppe giymek. Çıkar. Yelek. Hak vermek. Haczetmek. Cüppe giydirmek. Atlet fanilası. Yetki vermek.

Blethering : Saçmalamak. Saçma sapan konuşmak. Abuk sabuk konuşmak. Zırva. Saçmalık. Gereksiz konuşma.

Flanneling synonyms : absurds, washrags, blethered, bafflegab, mugs, undershirt, spoon, vest, mug, singlet, flannels, bird shot, silliness, quacks, fustians, washcloth, washrag, flannel, mugged, absurd, washcloths, airy fairy, flanneled, flannelled, spooned, baboonish, singlets, flannelette, baloney, blether, undervest, bathetic, undershirts.