Quack türkçesi Quack nedir

  • Yalancı doktor.
  • Vakvaklamak.
  • Ördek sesi çıkarmak.
  • Ördek gibi bağırmak.
  • Vak.
  • Dırdır.
  • Vaklamak.
  • Vakvak.
  • Zevzeklik.
  • Sahte doktor.
  • Şarlatan.
  • Ördek sesi.
  • Dırdır etmek.
  • Olcum.
  • Vakvak etmek.

Quack ile ilgili cümleler

English: The duck quacks.
Turkish: Ördek vakvak diye ses çıkarır.

English: Any society not enlightened by philosophers is fooled by quacks.
Turkish: Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.

Quack ingilizcede ne demek, Quack nerede nasıl kullanılır?

Quack doctor : Yalancı doktor. Sahte doktor. Şarlatan hekim.

Quack grass : Tarla ayrığı. Ayrıkotu.

Quack quack : Vakvak. Ördek.

Quacked : Şarlatanlık yapmak. Vakvak etmek. Ördek sesi çıkarmak. Vakvaklamak. Dırdır etmek. Vaklamak. Zevzeklik. Sahte doktor. Vakvak. Olcum.

Quackeries : Sahte doktorluk. Şarlatanlık.

Quacks : Zevzeklik. Şarlatan. Dırdır. Sahte doktor. Vakvak. Ördek sesi.

Adequacy : Yeterlilik. Ehliyet. Kifayet. Yeterlik. Uygunluk. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yetenek. İstihkak.

Quackish : Şarlatan.

Aquacade : Müzik eşliğinde su revüsü. Müzik eşliğinde su gösterisi. Müzik eşliğinde yapılan yüzme ve dalma şovu.

Aquaculture : Su ürünleri yetiştiriciliği. Su ürünleri. Su içinde yetiştirme. Yetiştiricilik. Ekonomik değere sahip su ürünlerinin havuz ve ağ kafes gibi sınırlı alanlarda üretim ve yetiştirilciliği, akuakültür. Su ürünleri kültürü. Hidrolik mühendisi. Akuakültür. Suda yaşayan canlıların kontrollü çiftlik ortamlarında yetiştirilmesi, akuakültür.

 

İngilizce Quack Türkçe anlamı, Quack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bellyache : Karın ağrısı. Sızlanmak. Şikayet. Vızıldamak. Şikayet etmek.

Nagging : Azarlama. Dırdır eden. Bıkıp usanmadan eleştiren. Kusur bulma. Vırıltı. Rahatsız edici. Durmadan hatırlatan. Ardı arkası kesilmeyen. Can sıkıcı.

Harangues : Nutuk vermek. Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk atmak. Konuşma yapmak. Sıkıcı konuşma. Nutuk çekmek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Söylev vermek. Tirat söylemek.

Bitch : Cadı. Sevimsiz şey. Hadi oradan. Karı. Berbat etmek. Orospu. Kancık. Cadaloz. Kahpe. Dişi köpek.

Croaking : Vakvaklama. Öldürmek. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Fertiği çekmek. Vakvaklayan. Gaklamak. Karga gibi ötmek. Boğuk ses çıkarmak. Ölmek.

Grouch : Yakınmak. Söylenmek. Huysuzluk. Vızıltı. Yakınma. Söylenme. Sızlanmak. Homurdanma. Şikayet etmek.

Grumbling : Mırıltı. Huysuz. Mırıldanan. Şikayet etme. Mızırdanma. Mızmız. Hoşnutsuz. Homurdanan. Dırıltı. Şikayetçi.

Bellyaches : Vızıldamak. Şikayet etmek. Karın ağrısı. Sızlanmak. Şikayet.

Moan : İnilti. İnildemek. Sızlanma. Sızlanmak. Zırıldamak. İnlemek. Figan. Hkr.ağlamak. İnleme.

Grousing : Homurdanma. Söylenme. Homurdanmak. Söylenmek.

 

Quack synonyms : dr., quacked, harangued, quacks, earbash, flannelled, grumbles, flannel, beef about, croaker, girn, dabblers, grouses, harangue, grumblings, girns, witchdoctor, flanneling, quack quack, croak, phoniest, witchdoctors, flannels, go on, quack doctor, phonier, doc, silliness, phoney, faker, md, physician, croaked.

Quack zıt anlamlı kelimeler, Quack kelime anlamı

Qualified : Vasıflı. Kaliteli. Yeterli. Şartlı. Sınırlı. Nitelendirilmiş. Kısıtlı. Uzman. Belgeli. Ehil.

Quack ingilizce tanımı, definition of Quack

Quack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used by quacks. Pertaining to or characterized by, boasting and pretension. To utter a sound like the cry of a duck. As, a quack medicine. Pretending to cure diseases. A hoarse, quacking noise. The cry of the duck, or a sound in imitation of it. A quack doctor.