Flannel türkçesi Flannel nedir

  • Zevzeklik.
  • Tüylü yumuşak kumaş.
  • Flanel.
  • Sabun bezi.
  • Zevzeklik etmek.
  • Fanila giydirmek.
  • Flanelden yapılmış giysi.
  • Saçma.
  • Fanila ile ovmak.
  • Pazen.
  • Fanila.

Flannel ile ilgili cümleler

English: I wear flannel pajamas.
Turkish: Ben flanel pijama giyerim.

Flannel ingilizcede ne demek, Flannel nerede nasıl kullanılır?

Flannel board : Birtakım öğretim gereçlerini tutturmak ve yapıştırmak için kontraplak, duralit ya da kalın mukavvadan yapılan ve üzeri çoğu kez pazen ya da çuha ile kaplanan levha. Kumaş kaplı tahta.

Flannel cake : Gözleme. Tava keki.

Flannel mouthed : Ağzı kalabalık.

Face flannel : Yüz havlusu.

Flanneled : Fanila giydirmek. Zevzeklik etmek. Fanila ile ovmak.

Flanders : Kuzeybatı avrupa'da bir bölge (belçika'nın bir bölümünü, fransa ve hollanda'yı dahil eder). Flandra. Flandre.

Flannelly : Pohpohlayarak. Açık olmayan. Flanele benzeyen. Saçma bir şekilde. Örtülü (konuşma). Flanel yapılmış.

Flanneling : Fanila ile ovmak. Fanila. Saçma. Fanila giydirmek. Zevzeklik etmek. Zevzeklik. Pazen. Sabun bezi. Tüylü yumuşak kumaş. Flanelden yapılmış giysi.

Flan : Turta. Börek. Reçelli börek. Tart. Reçelli bir börek. Meyveli pasta.

Flannels : Zevzeklik. Fanila giydirmek. Flanelden yapılmış giysi. Flanelden yapılan kıyafetler (özellikle pantalonlar). Saçma. Fanila. Pazen. Fanila ile ovmak. Sabun bezi. Tüylü yumuşak kumaş.

 

İngilizce Flannel Türkçe anlamı, Flannel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flannel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bafflegab : (argo) karmakarışık ve anlaşılmaz. Mantıksız.

Blethered : Zırva. Saçma sapan konuşmak. Saçmalamak. Saçmalık. Abuk sabuk konuşmak. Gereksiz konuşma.

Fustians : Abartılı. Dimiden yapılmış. Abartı. Şişirme. Değersiz. Dimi. Boş. Pamuklu kadife.

Tweed : Tüvit. Yünlü kumaş. Yün kumaş. İskoç kumaşı. Yünlü iskoç kumaşı.

Silliness : Aptallık. Salaklık. Budalalık. Ahmaklık. Abeslik. Sersemlik. Saçmalık.

Fabric : İnşa. Doku. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Dokuma. Çatı. Bünye. Bez. Nesiç. Yapı.

 

Balls : Hassiktir. Hayalar. Hassiktir!. Cesaret. Taşaklı. Büzük. Saçma!. Taşaklar.

Flannelette : Flanel taklidi pamuklu kumaş.

Bird shot : Av saçması.

Flannel synonyms : flanneled, vest, white, washcloths, absurd, singlets, bathetic, spoon, mug, cloth, spoons, textile, mugs, material, fustian, blether, pant, airy fairy, quack, undershirts, blethering, quacked, asinine, undervest, washcloth, washrags, flannelled, washrag, flannels, baloney, quacking, baloneys, vests.

Flannel ingilizce tanımı, definition of Flannel

Flannel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A soft, nappy, woolen cloth, of loose texture.