Flasket türkçesi Flasket nedir

  • Minik cep şişesi.
  • Küçük yassı şişe.
  • Uzun ve sığ leğen.
  • Uzun yassı sepet.

Flasket ingilizcede ne demek, Flasket nerede nasıl kullanılır?

Dewar flask : Termos camı. Dewar termosu. Termos. Dewar-termosu.

Distillation flask : Damıtma balonu.

Distilling flask : Damıtma balonu. Damıtma toparı.

Erlenmeyer flask : Çalkar. İnce erlenmayer şişesi. Erlen. Sıvı karıştırmak için kullanılan dar boğazlı ve geniş tabanlı laboratuvar kabı (richard august carl emil erlenmeyer tarafından tasarlanmış olan). Ağız kısmı ince uzun olan, genelde fazla buharlaşması istenilmeyen çözeltilerin kaynatılmasında, çözeltilerin karıştırılmasında ve titrasyon işleminde kullanılan cam malzeme, erlenmeyer. Erlenmeyer. Erlenmayer.

Kjeldahl flask : Kjeldahl beheri. Kjeldahl şişesi.

Powder flask : Barutluk. Barut mahfazası.

Flask : Dar boyunlu küçük şişe. Cep şişesi. Cepte taşınmaya uygun içki şişesi. Şişe. Deney tüpü. Küçük şişe. Topar. Matara. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. İmbik (mühendislik terimi).

Measuring flask : Ölçüm tüpü. Ölçü şişesi.

Flaskful : Şişe dolusu.

Powderflask : Barutluk.

İngilizce Flasket Türkçe anlamı, Flasket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flasket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Manta : Tropik dev balık. Yük örtüsü. Hayalet vatoz.

Mantle : Örtü. Çekirdek kabuğu. Harmani. Havagazı gömleği. Lamba gömleği. Örten şey. Harmaniye. Manto. Amyant gömlek. Pelerin.

Bed clothing : Yatak takımı.

Cover : İçermek. Kaplamak. Üstünü kapatmak. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Maskelemek. Sakınmalık. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Kapamak. Bastırmak. Kapsamak.

Mackinaw : Kısa iki düğmeli yün ceket. Oduncu ceketi. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Security blanket : Can simidi.

Bedclothes : Çarşaf. Nevresim. Yatak örtüleri. Yatak takımı. Yatak takımları.

Electric blanket : Çıngılı battaniye. Elektrikli battaniye.

Bedding : At, sığır, tavuk ve evcil hayvanların barınakları zeminine nem ve dışkıyı emmesi veya hayvanı temiz tutması, kaydırmaması amacıyla serilen ot, saman, lastik, kauçuk, plastik vb. malzemeler. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yatak takımı. Katmanlaşma. Hayvan yatağı. Yataklama. Tabakalaşma. Yatak. Tabakalama. Altlık.

Afghan : Afganistanlı. Afganistan ile ilgili. Bir çeşit yün atkı veya battaniye. Afgan. Afganlı. (tığ veya şişle örülmüş) el örgüsü battaniye. Afganca.

 

Flasket synonyms : mackinaw blanket, natural covering, covering.

Flasket zıt anlamlı kelimeler, Flasket kelime anlamı

Uncover : Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Deşifre etmek. Açmak (örtü, kapak vb). Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Üstünü açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Açmak. Şapka çıkarmak.

Flasket ingilizce tanımı, definition of Flasket

Flasket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A long, shallow basket, with two handles.