Flattering türkçesi Flattering nedir

  • Pohpohlama.
  • Yaltaklanan.
  • Metheden.
  • Olduğundan güzel gösteren.
  • Pohpohlayıcı.
  • Pohpohlayan.
  • Onur verici.

Flattering ile ilgili cümleler

English: That's very flattering.
Turkish: O çok pohpohlayıcı.

English: You're flattering me.
Turkish: Bana yağ çekiyorsun.

Flattering ingilizcede ne demek, Flattering nerede nasıl kullanılır?

Flatteringly : Kompliman yapıcı bir tarzda. Pohpohlayarak. Övücü bir tarzda. Yağ yakan bir tarzda. Pohpohlayan bir tarzda.

Unflattering : Yaldızsız. Övücü olmayan. Kötüleyen. Kalaysız. Körlük.

Flatteries : Yağlama. Yağcılık. Yaltaklık. Yaltaklanma. Koltuk. Yaltakçılık. Tabasbus. Kompliman. Pohpohlama. Övme.

Flatter oneself : Kendini inandırmak. Ümit etmek. Gururlanmak. Sanmak. Hayaline kapılmak.

Make flatter : Daha düz hale getirmek.

Flatten out : Pikeden sonra doğrulmak (uçak). Uçağı düzeltmek. Yaprak haline getirmek. Palyeye geçmek. Doğrulmak (uçak). Düzleşmek.

Flattered his ego : Onu öven. Onun egosunu okşayan. Onun hoşuna giden. Metheden. Onu memnun eden.

Flattery : Kompliman. Övme. Yaltakçılık. Yaltaklık. Koltuk. Tabasbus. Yağlama. Yağ. Dalkavukluk. Yaltaklanma.

Flatterer : Yağcı. Dalkavuk. Pohpohçu.

Flatter : Yağ yakmak. Kompliman yapmak. Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Etek öpmek. Okşamak. Gururunu okşamak. İyi göstermek (kendisini vb). Pohpohlamak. Övmek. Yaltaklanmak.

 

İngilizce Flattering Türkçe anlamı, Flattering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flattering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eulogizers : Sena eden. Öven methiyeler düzen kimse. Sitayişle bahseden. Öven. Göklere çıkartan kimse. Methiye yazan veya söyleyen kimse.

Flatteries : Övme. Tabasbus. Kompliman. Koltuk. Yaltaklık. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Yağlama. Yağ.

Incense : Kızdırmak. Tütsü kokusu. Tütsü yakmak. Hiddetlendirmek. Öfkelendirmek. Yağlama. Çileden çıkarmak. Sinirlendirmek. Tütsülemek. Günlük.

Palavered : Yağ çekmek. Palavra atmak. Pohpohlamak. Yaltaklanmak. Boş laf. Boş sözler. Boş laf etmek. Yerlilerle görüşmek. Palavra.

Trucklers : Başkasının arzusuna zaaf içerisinde itaat eden kimse. Dalkavuk. Yağcı. Yalaka. Kıç yalayıcı.

Blandisher : Dil döken. Okşayan. Dalkavukluk eden kimse. Yağ çeken.

Blandishers : Yağ çeken. Okşayan. Dalkavukluk eden kimse. Dil döken.

Soft soap : Arap sabunu. Yağ çekmek. Yağcılık yapma. Arapsabunu.

Palavering : Boş laf etmek. Yağ çekmek. Palavra atmak. Yerlilerle görüşmek. Boş sözler. Pohpohlamak. Yaltaklanmak. Palavra. Boş laf.

Flattered his ego : Onu öven. Onun hoşuna giden. Onun egosunu okşayan. Onu memnun eden.

Flattering synonyms : ingratiatory, laudative, truckler, commendatory, approbatory, honorary, toadyish, sugarplum, eulogizer, palaver, smarmy, bootlicking, blarney, palavers, apple polishing, fawning, obsequious, adulation, becoming, exalter, exalters, adulatory, insinuating, ingratiating, eulogistical, sugarplums, sycophantic, flatering, flattery, gnathonic.

 

Flattering zıt anlamlı kelimeler, Flattering kelime anlamı

Unflattering : Yaldızsız. Körlük. Kötüleyen. Övücü olmayan. Kalaysız.

Flattering ingilizce tanımı, definition of Flattering

Flattering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That flatters (in the various senses of the verb). As, a flattering speech.