Fleers türkçesi Fleers nedir

Fleers ingilizcede ne demek, Fleers nerede nasıl kullanılır?

Fleer : Dalga geçmek. Eğlenmek. Taklit etmek. Alay etmek. Eğlenme. Alay. İstihza. Taşlamak. Alayla gülümsemek. Küçümsemek.

Fleered : Alayla gülümsemek. Eğlenmek. Eğlenme. Alay etmek. Küçümsemek. İstihza. Dalga geçmek. Alay. Taklit etmek. Taşlamak.

Fleerer : Alay eden dalga geçerek taklidini yapan kimse. Dalga geçen kimse. Alaycı kimse.

Fleering : Eğlenme. Dalga geçmek. Alayla gülümsemek. Küçümsemek. Alay. Alay etmek. Taşlamak. Taklit etmek. İstihza. Eğlenmek.

Fleeringly : Alay ederek.

Flee the country : Ülkesinden kaçmak. Ülkeden firar etmek.

Fleece lined : İçi muflonlu.

Flee : Aceleyle çıkmak. Firar etmek. Terketmek. Kaçınmak. Kaçmak. Sıvışmak. Akıp gitmek. Fıymak. Tüymek.

Fleece rot : Yapağı çürümesi. Yapağı çürüğü hastalığı. Çürük yapağı. Canlı koyunlar üzerindeki yapağı örtüsünün, mikroorganizmalar nedeniyle bozulması veya çürümesi. Uzun süre ıslanan erişkin koyunlarda, nemli deri yüzeyinde, başta pseudomonas aeruginosa olmak üzere bakterilerin oluşturduğu, deri yangısı, yapağının piyosiyanin pigmentiyle yeşil renge boyanması, yapağı kalitesinin azalması ve deride miyazise yatkınlık oluşturmasıyla belirgin bakteriyel hastalık, koyun yapağı çürüğü hastalığı, su çürüğü hastalığı, yapağı çürümesi.

 

Flee the scene : Olay yerinden sıvışmak. Bir şeylerin meydana geldiği olay mahallinden kaçmak. Olay yerini veya mahallini terk etmek. Olay yerinden veya mahallinden kaçmak.

İngilizce Fleers Türkçe anlamı, Fleers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fleers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sneers : Gülmek (küçümseme). Küçümseyerek gülme. Dudağını bükmek. Dudak bükmek.

Be amused : Oyalanmak.

Lampoon : Hiciv. Yermek. Tezyif. Taşlama. Taşlama yazmak. Hicvetmek. Yergi.

Desert : Bırakmak. Bırakıp gitmek. Ayrılmak. Taraf değiştirmek. Çöl. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Kaçmak. Terketmek. Yüzüstü bırakmak.

Counterfeit : Kalp. Düzme. Yalancı. Para basmak. Kaçak eşlem. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahtesini yapmak. Basmak. Bir markanın özdeşi.

Aped : Öykünmek. Taklitçi kimse. Taklitçi. Maymun. Taklidini yapmak.

Belittles : Aşağılamak. Alçaltmak. Küçük görmek. Küçültmek. Beğenmemek. Kötümsemek.

Delight : Hoşuna gitmek. Hoşlanmak. Haz. Zevk vermek. Hoşnut etmek. Memnun etmek. Sevinmek. Hazzetmek. Sevindirmek.

Cods : Ödemeli. Morina. Morina balığı. Teslimatta ödemeli. Morina balığ. Morina (balığı). Mezgitgiller. Sazanlamak. İşletmek.

 

Fleers synonyms : head for the hills, hightail it, high tail, fleering, break away, contempts, counterfeited, flout, lampoons, sneered, disporting, codding, amusing oneself, lam, fleetest, escape, absquatulate, frolicked, dallied, cortege, dawdle, condescend, amusements, fleet, fleeted, aping, break stones, scat, fleered, break, corteges, delightfulness, derisions.

Fleers zıt anlamlı kelimeler, Fleers kelime anlamı

Slow : Ağır. Acelesiz. Sıkıcı. Uzun süren. Yavaşlamak. Hızı azaltan. Bati. Yavaşlatmak. Geç.

Hard : Nasırlı. Güç. Sert. Kireçli. Katı. Zahmetli. Ekşimiş. Ekşi. Zor. Sağlam.