Floorboard türkçesi Floorboard nedir

  • Arabanın alt bölümü.
  • Alabildiğine gazlamak.
  • Bir kattaki tahta döşeme.
  • Döşemelik tahta.
  • Döşeme tahtası.

Floorboard ile ilgili cümleler

English: Ali ripped up the floorboards with a crowbar.
Turkish: Ali levye ile döşeme tahtalarını parçaladı.

English: Ali turned around when he heard the floorboard creak.
Turkish: Ali döşeme tahtası gıcırtısı duyduğunda geriye döndü.

English: The money was hidden beneath the floorboards.
Turkish: Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.

English: Ali knelt down and lifted up the floorboard.
Turkish: Ali diz çöktü ve döşeme tahtasını kaldırdı.

Floorboard ingilizcede ne demek, Floorboard nerede nasıl kullanılır?

Floorboarding : Döşeme tahtası. Alabildiğine gazlamak. Döşemelik tahta.

Floorboards : Arabanın alt bölümü. Alabildiğine gazlamak. Döşemelik tahta. Döşeme tahtası. Bir kattaki tahta döşeme.

İngilizce Floorboard Türkçe anlamı, Floorboard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floorboard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chesses : Satranç oyunu. Köprü tahtası. Satranç.

Machine : Araba. Makine ile yapmak veya şekil vermek. İşlerge. Makineyle yapmak. Öndürmek. Makine ile yapmak. Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar. Makine ile biçim vermek. Çark. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi.

 

Auto : Araba. Otomobille gezmek. Oto. Özdevinimli. Oto-. Kendi. Araba ile gezmek. Kendi kendine. Abd'de otomobilin kısaltması. Otomatik.

Car : Oto. Vagon. İngiltere'de tekerlekli. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. Araba. Binit. Otomobil. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Vagonet. Makine.

Plank : Önemli madde (pol.). Tahta (enli). Tahta kaplamak. Payanda. Uzun tahta. Tahta döşemek. Yatay duruş. Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Kalas ile kaplamak.

Board : Kara tahta. Binmek. Yiyecek sağlamak. Borda. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yolcu almak. Kart. Sofra. Sörf. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç.

Chess : Satranç. Köprü tahtası. Satranç oyunu.

Floor board : Taban tahtası. Tavan tahtası. Farş.

Floorboard synonyms : floorboards, floorboarding, automobile, planks, floor, motorcar, flooring.