Fly into a temper türkçesi Fly into a temper nedir

  • Çabuk sinirlenmek.
  • Kafası kızmak.
  • Tepesi atmak.
  • Hemen sinirlenmek.
  • Hemen öfkelenmek.
  • Aniden sinirlenmek.
  • Ayranı kabarmak.
  • Çabuk öfkelenmek.

Fly into a temper ingilizcede ne demek, Fly into a temper nerede nasıl kullanılır?

Fly : Uçma. Pantolonun ön yırtmacı. Dekor çekmek. Kiralık araba. Açıkgöz. Uçakla gitmek. Uçuş yapmak. Uçurmak. Jet gibi gitmek. Sahnede bulunan dekoru palangalar yoluyla sahne yukarsına çekme eylemi.

Into : İçeriye. İçine. E. Haline. -e. -a. Ye. Biçimine. -in içine. Şekline.

A : La (müzik terimi). Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Argonun simgesi. Pek iyi. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi.

Temper : Etkisini azaltmak. Keyif. Tavlamak. Azaltmak. Öfke. Sinir. Kıvamına getirmek. Tav. Yumuşatmak. Su vermek.

Fly into a passion : Öfkelenmek. Kızmak. Hiddetlenmek. Şahlanmak.

Get into a temper : Tepesi atmak.

Be in a temper : Huysuz olmak. Ters davranmak.

Fly into a tantrum : Heyheyleri tutmak. Babaları tutmak.

Fly into a rage : Barut kesilmek. Öfkelenivermek. Aniden sinirlenmek. Köpürmek. Afyonu başına vurmak. Küplere binmek. Şalterleri atmak. Kendini kaybetmek. Hiddetlenmek. Çileden çıkmak.

İngilizce Fly into a temper Türkçe anlamı, Fly into a temper eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fly into a temper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow a fuse : Sigorta atmak. Deliye dönmek. Öfkelenmek. Sigortayı attırmak. Şalteri atmak. Çılgına dönmek. Şalterleri atmak.

Go off the deep end : Ağzını açıp gözünü yummak. Kendini zora sokmak. Aşırı öfkelenmek. Çok sinirlenmek. Aşırı sinirlenmek. Kontrolünü kaybetmek. İntihar etmek. Kan başına sıçramak. Gözü kapalı girişmek.

Go off at half cock : Eksik veya yarım bırakmak. Tam olarak gerçekleştirememek. Eksik kalmak. Hazırlıksız iş görmek. Tam olarak başaramamak. Tam olarak sonlandıramamak. Yolunu şaşırmak. Çileden çıkmak. Sinirlenmek.

Forget oneself : Özdenetimini yitirmek. Oto kontrolünü veya aklı selimini kaybetmek. Kendini unutmak. Kendini kaybetmek. Duyularını algılarını aklını kaybetmek. Kendinden geçmek.

Freak out : Çılgın atmak. Şalteri atmak. Uyuşturucuyla hayal alemine dalma. Balatayı sıyırmak. Uyuşturucu ile hayallere dalmak. Aşırı heyecanlanmak. Balatayı yakmak. Uçmak. Dağıtmak.

Have a short fuse : Tepesi çok çabuk atmak. Kolay öfkelenmek. Kolay sinirlenmek.

Go bananas : Kaçırmak. Üşütmek. Şalteri atmak. Balatayı yakmak. Kafayı üşütmek. Aklını oynatmak. Balatayı sıyırmak. Keçileri kaçırmak. Çıldırmak.

Blow up : Birden kızmak. Parlamak. Havaya uçmak. Havaya uçurmak. Öfkelenmek. Kopmak (fırtına vb). Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Tahrip etmek. Azarlamak. Şişirmek.

Go haywire : Altüst olmak. Şalteri atmak. Balatayı yakmak. Arapsaçına dönmek. Karışmak. Delirmek. Bozulmak. Kafayı yemek. Sapıtmak.

Fly into a rage : Şalterleri atmak. Tepesinin tası atmak. Köpürmek. Barut kesilmek. Birden sinirlenmek. Çileden çıkmak. Öfkelenivermek. Kendini kaybetmek. Afyonu başına vurmak.

Fly into a temper synonyms : be steamed up, get angry, flip out, boil over, have a quick temper, flipped out, be hopping mad, get into a temper, fly off the handle.