Fobs türkçesi Fobs nedir

  • Kazıklamak.
  • Başından savmak.
  • Yutturmak.
  • Dirsek çevirmek.
  • Saat cebi.
  • Hile ile satmak.
  • Saat kösteği.
  • Atlatmak.
  • Göçmen.
  • Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi.

Fobs ingilizcede ne demek, Fobs nerede nasıl kullanılır?

Fob chain : Köstek.

Fob off : Aldatmak. Kazıklamak. Kazık atmak. Kakalamak. Yutturmak. Kazı atmak. Hile yapmak. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak. Duymazdan gelmek. Üçkağıtla benimsetmek.

Fob off something on somebody : Hile ile satmak. Yutturmak. Değersiz bir şeyi satmak.

Fob price : Malların fabrikadan gemiye ya da taşıyıcıya nakliyesini dahil eden fiyat. F.o.b. fiyat.

Fob somebody off : Kazıklamak. Kazık atmak.

Key fob : Güvenlik simgesi: içinde kimlik saptama mekanizmaları bulunan küçük aygıt. Anahtarlık.

Photofobia : Gözün ağ tabakasının aşırı duyarlılığı nedeniyle hayvanın normal gün ışığında göz kapaklarını kapalı tutması, ışığa bakamama. ışıktan korkma. Fotofobi.

Fobbing : Yutturmak. Saat cebi. Saat kösteği. Başından savmak. Göçmen. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Atlatmak. Hile ile satmak. Kazıklamak. Dirsek çevirmek.

Fob : Fob. Malların geminin güvertesine geçtikten sonra oluşacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası f grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.

 

Fobbed : Hile ile satmak. Saat cebi. Başından savmak. Atlatmak. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Göçmen. Saat kösteği. Yutturmak. Dirsek çevirmek. Kazıklamak.

İngilizce Fobs Türkçe anlamı, Fobs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fobs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dish : Mahvetmek. Tabağa koymak. Piliç. Tercih. Sunmak. Bombeleştirmek. İşini bozmak. Servis yapmak. Oymak.

Bunco : Dolandırmak. Güveni suistimal suçu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Alavere dalavere. Dolandırıcılık.

Diddling : Vakit öldürmek. Yerinde duramamak. Kandırmak. Kıpır kıpır olmak. Dolandırmak.

Doffs : Çıkarmak. Çıkarmak (şapka, ceket vb). Atmak.

Get rid : Gitmesine neden olmak. Kurtulmak (bir şeyden). Başından atmak.

Cheats : Hileyle elinden almak. Kandırmak. İhanet etmek. Aldatmak. Hile yapmak. Razı etmek. Dolandırmak. Keklemek. Kazık atmak.

Buncos : Dolandırmak. Dolandırıcılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere.

Dishing : Mahvetmek. Çanak biçimi verme. İşini bozmak. Servis yapmak. Konik jant. Tabakvari çukur. Çanaklama. Ortasını çukurlaştırmak. Sunmak.

Immigrant : Muhacir. Göçebe. Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme.

Cons : Dümen kullanmak. Kandırmak. Dolandırmak. Dikkatle okumak. Gemi idare etmek. İncelemek.

Fobs synonyms : pull a fast one on, play a trick on, play a joke on, flim flam, play tricks, incomers, bypass, circumvent, bamboozles, migrant, emigrants, bye pass, deceive, vest pocket, boomers, cast aside, circumvents, diddle, clipped, lead on, clip, buncoed, hustles, excuss, con, drop like a hot potato, dodge, watch chain, boomer, chisels, avoid, buncoing, doffed.