Fob off something on somebody türkçesi Fob off something on somebody nedir

  • Değersiz bir şeyi satmak.
  • Yutturmak.
  • Hile ile satmak.

Fob off something on somebody ingilizcede ne demek, Fob off something on somebody nerede nasıl kullanılır?

Fob : Malların geminin güvertesine geçtikten sonra oluşacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası f grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat. Fob.

Off : Azalmak. Soğutmak. Yanılmak. Kapalı. Başlangıç. Öldürmek. Dışında. Çıkarmak. Baş.

Something : Falan. Birşey. Önemli bir şey. Bir şey.

On : Üstünde. Üzerinde. Giyilmiş. Hazır. Çakırkeyif. Açık. De. İle. Esnasında. Yönünde.

Somebody : Önemli kimse. Bir kimse. Biri. Şahsiyet. Birisi. Kimisi. Kimse. Bazısı. Önemli birisi.

Be struck on somebody : Abayı yakmak.

Urge something on somebody : Israrla anlatmak.

Attend on somebody : Refakat etmek.

Batten on somebody : Başkasının sırtından geçinmek.

Fob off : Yutturmak. Kazı atmak. Değersiz bir şeyi kandırarak birine kakalamak. Üçkağıtla benimsetmek. Kazıklamak. Duymazdan gelmek. Hile yapmak. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak. Aldatmak. Kakalamak.

İngilizce Fob off something on somebody Türkçe anlamı, Fob off something on somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fob off something on somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hustles : Koşuşturmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Sıkıştırmak. Fahişelik yapmak. Sıkboğaz etmek. İtişip kakışmak. Acele etmek. İtmek. Acele ettirmek.

Con : Aleyhte. Dikkatle okumak. Sahtekarlık yapmak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Dolandırmak. Karşı. Kafalamak. Dümen kullanmak. Kandırmak.

Fobbing : Göçmen. Kazıklamak. Saat kösteği. Saat cebi. Atlatmak. Dirsek çevirmek. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Başından savmak.

Deceived : Keklemek. Kandırmak. Çarpmak. Kafeslemek. Yitirmek. Aldatılan. Aldatılmış. Kafese koymak. Aldatmak. Oyun etmek.

Diddling : Vakit öldürmek. Kandırmak. Kıpır kıpır olmak. Dolandırmak. Yerinde duramamak.

Diddle : Sevişmek. Dolandırmak. Vakit öldürmek. Kıpır kıpır olmak. Kandırmak. Yerinde duramamak. Aldatmak. Sarsmak.

Fobbed : Dirsek çevirmek. Atlatmak. Saat kösteği. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Kazıklamak. Göçmen. Başından savmak. Saat cebi.

Dish out : Dağıtmak. Yemekleri dağıtmak. Tabağa koymak. Dağıtmak (yemek vb). Asist yapmak. Cezalandırmak. Vermek. Servis yapmak. Yalan atmak.

Conned : Dikkatle okumak. Gemi idare etmek. Dümen kullanmak. Kandırmak. İncelemek. Dolandırmak.

Cons : Kandırmak. Dikkatle okumak. İncelemek. Dolandırmak. Dümen kullanmak. Gemi idare etmek.

Fob off something on somebody synonyms : fobs, deceive, fob off, hustled, deceives, hustle, diddles, conning, diddled.