Foists türkçesi Foists nedir

Foists ingilizcede ne demek, Foists nerede nasıl kullanılır?

Foist off : Kazı atmak. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak. Kazıklamak. Değersiz bir şeyi kandırarak birine kakalamak. Kakalamak. Kazık atmak. Üçkağıtla benimsetmek. Yutturmak.

Foist : Sokuşturmak. Kazıklamak. Bir işi birinin başına yıkmak. Yamamak. Yutturmak. Mal kaçırmak. Kakalamak. Yüklemek.

Foisted : Sokuşturmak. Mal kaçırmak. Yamamak. Bir işi birinin başına yıkmak. Yüklemek. Kakalamak. Yutturmak. Kazıklamak.

Foible : (bir kimseye özgü) özellik. Aptalca alışkanlık. Zayıf yan. Boş yere meziyet sayılan taraf. Kusur. Zayıf yön. Merak. Zaaf.

Foibles : Zaaf. (bir kimseye özgü) özellik. Zayıf yan. Boş yere meziyet sayılan taraf. Kusur. Merak. Zayıf yön. Aptalca alışkanlık.

Foilsman : Eskrimci.

Foie gras : Etli börek. Ezme. Kaz ciğeri.

Foil : Başarmasına engel olmak. Yaldız kağıdı. Kıyas edilen örnek. Engel olmak. İtmek. Folyo ile sarmak. Namlusu dörtgen kesitli oluksuz ve ince, balçağı (çelgiliği) delici kılıca göre daha küçük; namlu ucundaki elektrikli düğmesi yuvarlak ve tırtıllı; 500 gr. ağırlığında 110 cm. uzunluğunda yalnız dürtüş yapmaya elverişli, üç kılıçoyunu savutundan biri. Dürtücü kılıç. Varak.

 

Foil a theft : Bir hırsızlığı durdurmak. Birkimsenin çalmasının önüne geçmek. Bir hırsızlığı önlemek.

Foil weave : Folyo örgü.

İngilizce Foists Türkçe anlamı, Foists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cons : Gemi idare etmek. Dolandırmak. İncelemek. Dümen kullanmak. Kandırmak. Dikkatle okumak.

Conned : Kandırmak. Gemi idare etmek. Dolandırmak. Dümen kullanmak. Dikkatle okumak. İncelemek.

Work into : Yavaşça sokmak. Sokmak. İçine koymak. Katmak.

Deceived : Kaybetmek. Çarpmak. Aldatılan. Oyun etmek. Kafese koymak. Kandırmak. Aldatmak. Yitirmek. Keklemek.

Inflicts : Çektirmek. Vermek. Uğratmak. Çarptırmak. Zorlamak. Atmak. Acı vermek. Vurmak.

Deceive : Yitirmek. Kaybetmek. Keklemek. Çarpmak. Faka bastırmak. Göz boyamak. Açmaza getirmek. İhanet etmek. Kalleşlik etmek. Aldatmak.

Jostle : İtişmek. Dürtüklemek. İtelemek. İtip kakma. İtip kakmak. İtmek. Sürtünmek.

Chiseling : Taraklama. Oymak. Yontma. Pürüzlendirme. Sızdırmak. Dolandırmak. Yontmak. Kesme işlemi.

Inject : Sokmak. Vurmak. Zerketmek. Zerk etmek. Enjeksiyon yapmak. Katmak. İğne yapmak. Yerleştirmek. Vermek.

Embarked : Girişilmiş. Bindirmek. Atılmak. Yüklenmiş (uçağa vb). Yüklenmek. Yüklenmiş. Uçağa bindirilmiş. Atılmış. Yatırılmış.

Foists synonyms : clenched fist, manus, hand, burdens, darn, doctored, doctoring, attaches, diddles, chisels, downloaded, embark, foist, bamboozles, cheated, bamboozling, bundle, dampish, fobbing, foist off, fob off something on somebody, burdening, palm off, diddling, chisel, ascribes, burdened, doctor, download, cheats, mitt, ascribed, slide in.

 

Foists zıt anlamlı kelimeler, Foists kelime anlamı

Dry : Kurak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Kavurmak. Çorak. Kuru. Kurumuş. Kakırdamak. Susamış. Kurulamak.

Lower : Eksilmek. Küçültmek. Karartmak. Surat asmak. Aşağılamak. Düşürmek. Somurtmak. Küçük düşürmek. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.