Fooling around türkçesi Fooling around nedir

  • Aylak aylak dolaşma.
  • Maskaralık etme.
  • Oyalanmak.
  • Maskaralık etmek.
  • Aylak aylak dolaşmak.

Fooling around ile ilgili cümleler

English: Quit fooling around.
Turkish: Aylaklık etmekten vazgeç.

English: Stop fooling around and help me!
Turkish: Tembellik etmeyi bırak ve bana yardım et.

English: Stop fooling around.
Turkish: Kendini oyalamayı bırak.

English: Stop fooling around!
Turkish: Etrafta oyalanmayı bırak!

Fooling around ingilizcede ne demek, Fooling around nerede nasıl kullanılır?

Fooling : Yaramazlık. Ahmaklık. Muziplik. Aptallık.

Around : Çevresinde. Çevrede. Buralarda. Etrafında. Etrafta. Ötede beride. Her yanına. Doğru. Civarda. Çevresine.

All around : Çepeçevre. Her şeyi hesaba katarak. Geniş kapsamlı. Her alanda başarılı. Pek çok yeteneği olan. Mükemmel. Dört yandan. Her bakımdan. Her yönden. Çok yönlü.

Arse around : Boş boş gezinmek. Aylakça zaman harcamak. Serserilik etmek. Aylaklık etmek. Göt gezdirmek.

Ask around : Ona buna sormak. Çevresine sormak. Birilerine sormak.

İngilizce Fooling around Türkçe anlamı, Fooling around eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fooling around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amuse oneself : Eğlenmek. Zevklenmek. Gönül eğlendirmek. Avunmak.

 

Saunter : Başıboş gezin. Boş boş gezmek. Dolanıp durmak. Başıboş gezinme. Aylak aylak gezinmek. Avare avare dolaşmak. Sallana sallana yürümek. Tembel tembel gezinmek. Gezinme.

Dawdles : Sallanmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Eğlenmek. Salınmak. Boşa geçirmek. Ağır davranmak. Aylaklık etmek. İşi ağırdan almak. Zaman harcamak.

Daff : Başından atmak. Üşengeçlik etmek. Bir kenara atmak. Kenara koymak. Bir kenara koymak. Gözünü korkutmak. Mankafa. Oynamak. Aptalca davranmak.

Hang around : Sağda solda oyalanmak. Üşenmek. Sürtmek. Başıboş gezmek. Beklemek. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Gezinmek.

Bum : Otlakçılık yapmak. Otlakçı. Anaforcu. Otlanmak. Dilenci. Boş gezenin boş kalfası. Aylaklık etmek. Dilenmek. Otlakçılık etmek.

Dawdle : Ağır davranmak. İşi ağırdan almak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Aylaklık etmek. Sallanmak. Boşa geçirmek. Salınmak. Zaman harcamak. Eğlenmek.

Saunters : Avare avare dolaşmak. Başıboş gezin. Boş boş gezmek. Dolaşmak. Başıboş gezinme. Aylak aylak gezinmek. Dolanıp durmak. Gezinme.

Dally : Oynaşmak. Eğlenmek. Zaman öldürmek. Sallanmak. Vakit öldürmek. İşi ağırdan almak. Haylazlık etmek.

Sauntering : Boş boş gezme. Boş boş gezmek.

Fooling around synonyms : dallying, be amusing, dallies, burn daylight, bumming, be amused, bum around, loiter, fool around, horse around, clowned, clowns, dawdle along, loitering, clown, hang about, tomfool, loafs, loafed, tomfools, fool about, gallivanting, idle about, be pleased with, play the fool, loaf, bums, sauntered, delay, dawdled, dallied, loitered.