Foreign trade türkçesi Foreign trade nedir

Foreign trade ile ilgili cümleler

English: My father is engaged in foreign trade.
Turkish: Babam dış ticaretle uğraşır.

English: We should not put restrictions on foreign trade.
Turkish: Dış ticarete kısıtlama koymamalıyız.

English: Japan depends on foreign trade.
Turkish: Japonya dış ticarete bağlıdır.

English: He has been engaged in foreign trade for twenty years.
Turkish: O yirmi yıldır dış ticaretle uğraşıyor.

English: He is engaged in foreign trade.
Turkish: O dış ticaretle ilgileniyor.

Foreign trade ingilizcede ne demek, Foreign trade nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Yabancılık. Yurtdışı. Harici. Ecnebi. Ülke dışı. Dış. Yabancı madde. Yurt dışı. Dıştan gelme.

Trade : Satmak. Ticaret. Takas etmek. İş yapmak. Almak. Tecim. Zanaat. Alım satım yapmak. Sanat. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Foreign trade bank : Dış ticaret bankası.

Foreign trade effects of tariffs : Tarifelerin dış ticaret etkisi. Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükselterek ortaya çıkardığı tarifelerin üretim ve tarifelerin tüketim etkilerine bağlı olarak dışalım miktarının düşmesine yol açması.

Foreign trade gains : Dış ticaret kazançları.

Foreign trade operations : Dış ticaret işlemleri.

 

Foreign trade risks insurance : İhracatçılara verilen devlet güvencesi. Yabancı ticari riskler sigortası.

İngilizce Foreign trade Türkçe anlamı, Foreign trade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreign trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

External trade : Harici ticaret. Bir ülkenin ulusal sınırları dışına yönelen, yabancı uluslarla yapılan alışveriş, bk. dışalım, dışsatım. Diştecim. Dış tecim.

International trade : Uluslararası tecim. Ülkeler arası alanda yapılan mal giriş ve çıkışları ile bunların düzgeçişlerine ilişkin tecim. a. bk. dıştecim. Uluslararası ticaret.

Foreign business : Dış işleri.

Foreign commerce : Diğer ülkelerle yapılan ticaret.