Foreign trade zone türkçesi Foreign trade zone nedir

  • Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi.
  • Serbest ticaret bölgesi.
  • Serbest bölge.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Dış ticaret serbest bölgesi.

Foreign trade zone ingilizcede ne demek, Foreign trade zone nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Yurt dışı. Ülke dışı. Yabancı. Dış. Ecnebi. Yabancılık. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yurtdışı. Yabancı madde.

Trade : İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Takas etmek. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Satmak. Alım satım yapmak. Alışveriş. Ticaret yapmak. Zanaat. Ticaret. Alışveriş yapmak.

 

Zone : Mıntıka. Çevirmek. Alan. Bölge. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Kentbilim bölge. Kuşak. Zon. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.

Foreign trade : Dış ticaret araştırması. Dış ticaret.

Foreign trade bank : Dış ticaret bankası.

Free foreign trade : Serbest ticaret. Tarife veya tarife dışı engeller gibi herhangi bir devlet müdahalesi veya piyasa engelleri olmaksızın yapılan ticaret.

Protectionist foreign trade policy : Korumacılık. Devletin dış ticarete müdahale ederek yerli üreticileri dış rekabet karşısında korumaya yönelik izlediği dış ticaret politikası.

Classical foreign trade theories : Klasik dış ticaret kuramları. Serbest ticaret varsayımı altında, dış ticaretten bütün ülkelerin kazançlı çıkacağını ve dünya kaynak dağılımında etkinlik sağlanacağını ileri süren ve klasik iktisatçılar tarafından geliştirilen kuramlar. krş. mutlak üstünlükler kuramı, karşılaştırmalı üstünlükler kuramı, faktör donatımı kuramı, karşılıklı istem yasası.

Free foreign trade policy : Serbest ticaret politikası. Serbest dış ticaret politikası. Onsekizinci yüzyılda merkantilizme tepki olarak doğan, a. smith ve d. ricardo’nun öncülüğünü yaptığı serbest ticaret kuramlarına dayanan politika.

Foreign trade transaction : Dış ticaret işlemi.

 

İngilizce Foreign trade zone Türkçe anlamı, Foreign trade zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreign trade zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Free zone : Gümrük bölgesi. Bir ülkeye ilişkin yerlere giren çıkan malların gümrükle bağımlı olmadığı bölge. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açık bölge. Gümrük sınırı dışında sayılan, belli ölçü ve çevrede gümrükçe denetlenen bölge. a. bk. açık liman. Gümrüksüz bölge.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Foreign trade zone synonyms : customs free zone, tax free zone, a shift in supply, free area, ability rent, fta, free trade area, special economic zone, customs free airport, a shift in demand, free trade zone, abnormal budget expenditures, free port, a shift in individual demand, a change in supply, a type mutual funds, free space, free economic zone, tax free trade zone, freetrade area, abnormal budget, ability to pay approach.