Foretokens türkçesi Foretokens nedir

Foretokens ingilizcede ne demek, Foretokens nerede nasıl kullanılır?

Foretoken : Belirti. İşaret. İkaz etmek. İhtar.

Foretokening : İhtar. Belirti. İşaret.

Foretold : Mek. Önceden haber vermek. Gaipten haber vermek. Önceden haber verilmiş. Önceden belli. Kehanette bulunmak.

Foretold the future : Gelecekte ne olacağını söylemiş.

Foretooth : Kesici diş. Ön diş. Ağzın ön tarafındaki diş.

Unforetold : Önceden öngörülmemiş. Önceden tahmin edilmemiş. Önceden haber verilmemiş. Önceden söylenmemiş.

Foretop : Pruva çanaklığı. Pruva.

Foretops : Pruva çanaklığı. Pruva.

İngilizce Foretokens Türkçe anlamı, Foretokens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foretokens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admonition : Adli tevbih. Öğüt. Nasihat. Övgü. Adlitevbih. İhtar cezası. Tembih. Kulağını çekme. Uyarı.

War cloud : Savaş tehdidi olduğunun işareti. Savaş habercisi. Savaş bulutu. Savaş havası. Savaş sezisi.

Character : Tabiat. Verinin düzenlenmesi, denetlenmesi ya da gösterimi için kullanılan ve üzerinde uzlaşıma varılmış öğeler kümesinin bir üyesi. yazaçları, sayıları, noktalama imlerini ya da başka simgeleri belirten damgalar, genellikle, veri ortamları üzerinde fiziksel durumlar ya da bitişken çizgiciklerin birbirlerinden değişik birleşimleriyle biçimlenirler. Kahraman. Huy. İnsanın etkinliklerine, yaşama koşullarına bağlı olan ve eylemlerinde açığa vurulan durağan düşünüş özelliklerinin tümü. Kişilik. Karakteristik yapı. Şahıs. Belli ahlak ölçülerine göre değerlendirilen kişilik. bir organizmanın belirgin yönü ya da yönleri. bir şeyi benzerlerinden ayıran temel özellik. El yazısı.

 

Augury : Fal. Falcılık. Alamet. Kahinlik. Kehanet.

Foretoken : İkaz etmek.

Bodement : Alamet. Öngörü. Emare. Kestirme. Kehanet. Tahmin. Kestirim. Önsezi.

Demerits : Kusur. Uyarı. Tembih. İhtar (okulda). Suçlanabilir davranış. Kabahat. Hata.

Auspicate : Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Haberci. Başlamak. Emare.

Evidence : Açıklamak. Belirmek. Göstermek. İz. Kanıt. Belirtmek. İspatlamak. Açığa vurmak. Tanıklık.

Foretokens synonyms : preindication, foretokening, monition, clinic, auguries, notice, injunctions, cuing, portent, experience, admonitions, clinics, clue, clews, sign, presage, circumstantial evidence, caveating, omen, demerit, impression, caution, beaconed, badge, evidences, badges, monitions, cue, denotement, demeriting, prognostication, injunction, bookmark.