Forgeries türkçesi Forgeries nedir

  • İmza taklidi.
  • Kalpazanlık.
  • Bir şeyin sahtesini yapıp orijinal olduğunu ileri sürme.
  • [#sahte Sahtekarlık].
  • Sahtecilik.
  • Sahte imza.
  • Sahte şey.
  • Tahrifat.
  • Belge üzerinde yapılan sahtekarlık.

Forgeries ingilizcede ne demek, Forgeries nerede nasıl kullanılır?

Forger : Taklitçi. Benzetici ressam. Sahtekar. Düzmeci. Mucit. İmza taklit eden kimse. Kalpazan. Sahteci. Benzeti ressamı. Demirci.

Forgers : Kalpazan. Sahteci. Mucit. Sahtekar. İmza taklit eden kimse. Kalpazanlar. Demirci. Taklitçi.

Forgery : Sahte şey. Belge üzerinde yapılan sahtekarlık. İmza taklidi. Kalpazanlık. Sahtekarlık. Tahrifat. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama. Sahtecilik. Sahte imza.

Forgery of documents : Belge sahteciliği. Evraklarda sahtekarlık. Belgede sahtekarlık. Evrakta sahtekarlık. Evrak sahteciliği. Belgede sahtecilik. Evrakta sahtecilik.

Forge a check : Bir çek üzerinde ismini yanlış şekilde imza etmek.

Forge ahead : Öne geçmek. Hızla ilerlemek. Gittikçe başarılı olmak. Yarışta başa geçmek. Yarışta en ileriye geçmek. Sağlam adımlarla ilerlemek. İlerlemek.

Forge hammer : Demirci çekici.

Forge : Sahtesini yapmak. Düzenlemek. Yaratmak (edebi). Yapmak. Biçim vermek. Demir dövmek. Taklidini yapmak. Uydurmak. İşlemek. Dövmek.

 

Forge links : Bağları güçlendirmek. Bağları kuvvetlendirmek. Bağlantıları yapmak.

Forge bellows : Demirci körüğü.

İngilizce Forgeries Türkçe anlamı, Forgeries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forgeries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterfeiting : Taklit. Sahtesini yapma.

Falsifications : Uydurma. Oynama. Tahrif. Sahtecilik yapma. Sahtesini yapma. Taklit. Değiştirme. Tahrif etme.

Imitations : Taklit. Yapay. Suni. Sahte. İmitasyon. Emitasyon. Uyma. Yansılama. Taklit etme.

Confidence game : Dolandırıcılık. Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu. Dolandırma. Dolandırıclık. Üçkağıtçılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Sum : Netice. Miktar. Meblağ. Hesap. Bir ölçü birimiyle ölçülmüş ya da sayıyla dile getirilmiş toplu nicelik. Doruk. Matematik problemi. Öz. Özet. Esas.

Imitation : Suni. Sahte. Taklit eser. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yapay. Bir markanın özdeşini yapma. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. İmitasyon. Uyma. Yansılama.

Counterfeit : Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. Düzme. Kalp para. Yapmacık. Para basmak. Sahte. Kaçak eşlem. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Kalp.

Corruptness : Rüşvetçilik. Yiyicilik. Bozulmuşluk. Çöküş. Terbiyesizlik. Bayağılık. Vicdansızlık. Yozlaşmışlık. Ayartma.

Dummy : Model. Kimi kitaplıklarda raftan alınan bir kitabın yerine konmak üzere kullanılan kitap benzeri nesne. kimi kitaplıklarda ödünç verilen kitabın yerine konan sağlam mukavva. Manken. Taklit. Diş kaşıma halkası. Yapma şey. Yalancı meme (argo terim). Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Aptal. Bir oyuncunun, önüne çıkan karşı takım oyuncusunu kıvrak vücut devinimleriyle geçip topla birlikte ondan uzaklaşması.

 

Fakery : Sahtesini yapma. Dolandırıcılık.

Forgeries synonyms : fakeries, circumventions, falsification, counterfeit currency, alterations, dodgery, phony, nekton, forgery, circumvention, dolus, phonier, phoniest, sum total, dishonesty, bamboozlement, plankton, dishonesties, phoneys, phonies, bogus, summation, phoney, cozenage, deceitfulness, coinage offences, tampering, cheating, aggregate, false signature, forged signature, conglomeration, barretry.