Imitations türkçesi Imitations nedir

Imitations ile ilgili cümleler

English: Beware of imitations.
Turkish: Taklitlerinden sakının.

English: Ali knows his limitations.
Turkish: Ali sınırlarını bilir.

English: I know my limitations.
Turkish: Sınırlarımı biliyorum.

English: Don't settle for imitations.
Turkish: Taklitlerle yetinme.

English: It is important to know your own limitations.
Turkish: Kendi sınırlarını bilmen önemlidir.

Imitations ingilizcede ne demek, Imitations nerede nasıl kullanılır?

Delimitations : Sınırlandırma. Tahdit. Sınırlama. Limit koyma. Sınır çizme.

Limitations : Tahdidat. Sınırlı veya yasak olma özelliği (örn.: apartmanda oturmayı seviyorum ancak bazı kısıtlamaları var. örneğin, kendi bahçen yok.). Takyidat. Kısıtlamalar. Kısıtlar. Sınırlar.

Operating limitations : İşletim sınırları.

Personal limitations : Kişisel yasaklamalar. Kimi kişilerin özel izin vermelerinin ya da almalarının sınırlandırılması.

Statute of limitations : Dava zamanaşımını belirleyen kanun ya da hükümler. Dava zamanaşımını belirleyen kanun veya hükümler. Müruru zaman. Zamanaşımı.

Imitation astrakhan : Astragan taklidi.

Imitation jewelry : Taklit mücevherat. Yalancı ziynet eşyası. Emitasyon mücevher. Sahte mücevher.

 

Imitation fur : Kürk taklidi.

Imitation of figurative elements : Biçimsel öğelerde benzet. Bir markanın biçimsel öğelerine dayanan benzet.

Imitation fraudulent of mark : Aldatıcı bir yol ile, başka bir markanın asıl markaya benzetilmesi ve böylece kullanılması. Marka düzmeciliği.

İngilizce Imitations Türkçe anlamı, Imitations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imitations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colourable : Yalandan. Zahiri. Hileli. İnandırıcı. Yanıltıcı. Boyanabilir. Akla uygun. Aldatıcı. Uydurma.

Counterfeiting : Sahtekarlık. Sahtesini yapma. Kalpazanlık. Sahtecilik.

Emulating : Benzemeye çalışmak. İmrenmek. Özenmek. Yarışmak.

Adaptations : Aktarma. Uyarlama. İntibak. Uyarlamalar. Uygunluk. Alıntı. Adaptasyon.

Impersonations : Kişilik yükleme. Canlandırma. Kişileştirme. İmpersonasyon. Kişiliğe bürünme. Bir kişiliği temsil etme.

Adherence : Merbutiyet. Vefa. Sadakat. Tutunma. Bağlılık. Yapışma. Katılma. Taraftar olma. Bağlı olma.

Acquittal : Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. Beraat kararı. Yerine getirme. Beraat. İbra. Tezkiye. Temize çıkma. Aklanma.

Images : Put. Resimler. Resim. Simge. Görüntüler. İmaj. Şekil. Kopya. Benzer.

Manmade : İnsan yapısı. Doğal olmayan. İnsan işi. İnsan tarafından yapılan.

 

Similitude : Mesel. Temessül. Müşabehet. Benzeşme. Suret. Benzerlik. Benzeşim. Teşbih.

Imitations synonyms : philosophical system, similes, agreements, phonies, according, mimicking, phoney, compliance, hokier, apparent, baleful, likening, forgery, adaptation, mimic, mirroring, conformance, copy, cut it out, metaphor, storage, faked, sham, artificially, compatibilities, devising, cardboard, contrived, building, philosophy, fake, carried out, falsest.

Imitations zıt anlamlı kelimeler, Imitations kelime anlamı

Formalism : Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama. Formalizm. Şekilcilik. Biçimlerin estetik ve artistik yönden ön düzeye alındığı anlayış. Toplumsal olguların anlamlarına bakmadan, yalnız biçimlerine, yapılarına, kurallarına ya da ilişkilerine önem veren öğreti ve uygulama. başlangıçta kendilerine verilen anlamı artık taşımayan kurallara uymayı sürdürme tutumu. Biçimlerin güzelduyusal ve sanatsal yönden ön plana alındığı anlayış. 1915-1930 yılları arasında rusya'da ortaya çıkan, yapıtları kendi başına bir dizge kabul ederek öğeleri, aralarındaki başlantılara göre irdeleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesine katkıda bulunmuş bir àkım. Eğitim, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Biçimcilik. Biçimselcilik. Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simgelerin tanımlarına dayandığını ve bu doğruların bütünüyle biçimsel olduğunu ileri süren soyutlayıcı bir düşünce yolu.

Advantage : Üstünlük sağlayan şey. Menfaat. Getiri. Avantaj. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Üstünlük. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. İyilik. Fayda. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü.