Forgiven türkçesi Forgiven nedir
- Affedilen.
- Merhamet gösterilmiş.
- Merhamet edilmiş.
- Affedilmiş.
- (borçtan veya yükümlülükten) azad edilmiş.
- Bağışlanmış.
- Bir borç veya yükümlülükten azad edilmiş.
Forgiven ile ilgili cümleler
English: Ali still hasn't forgiven me.
Turkish: Ali hâlâ beni affetmedi.
English: Have you forgiven me?
Turkish: Beni affettin mi?
English: Ali has forgiven Mary for everything.
Turkish: Ali her şey için Mary'yi bağışladı.
English: Ali and Mary have forgiven me.
Turkish: Ali ve Mary beni affettiler.
English: Ali has finally forgiven me.
Turkish: Ali nihayet affetti beni.
Forgiven ingilizcede ne demek, Forgiven nerede nasıl kullanılır?
Was forgiven : Affedildi. Bağışlandı. Yaptığı bir yanıştan dolayı sorumlu tutulmadı.
Forgiveness : Af. Bağışlama. Affetme. Bağışlanma. Geçirim.
Ask for forgiveness : Affına sığınmak. Affetmesini istemek.
Begged forgiveness : Bağışlama diledi. Af diledi.
Begging for forgiveness : Bağışlama dileme. Af dileme.
Forgive and forget : Bağışlayıp unutmak. Bağışla ve unut. Bir kimseyi bağışlamak ve kin gütmemek.
Forgiveable : Affedilebilir. Bağışlanabilir.
Forgive me for being late : Geç kaldığım için özür dilerim.
Forgive a sin : Bir günahı bağışlamak.
Forgive me : Bağışla beni. Kusura bakmayın. Affet beni. Beni affet.
İngilizce Forgiven Türkçe anlamı, Forgiven eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forgiven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Concede : Kabullenmek. Kabul etmek. Bahşetmek. İtiraf etmek. Uygun bulmak. Teslim etmek. Bırakmak. Bağışlamak. Kabul etmek zorunda kalmak. Vermek.
Shrive : Günahını çıkarmak. Günah çıkarmak. Günah çıkarmış olmak. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak. İtiraf edilen günahları dinlemek. Günahların itirafını duymak. Günahlar için ceza belirlemek. Papaz olarak günahını çıkarmak.
Absolved : Suçu affedilen. Aklamak. Temize çıkarmak. Kurtarmak. Bağışlamak. Affetmek.
Free : Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Muaf. Serbestçe. Rahatlatmak. Bedava. Bağımsız. Özgür. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Ücretsiz. Serbest.
Remit : Günah çıkarmak. Havale göndermek. Ara vermek. Bağışlamak. Vazgeçmek. İptal etmek. Göndermek. (borç veya ceza vb'den) kurtarmak. Hafifletmek. Para göndermek.
Bestowed : Bağışlamak. Bağışlayan. Hediye etmek. Vermek. Verilmiş. Yerine koymak.
Absolve : Affetmek. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Aklamak. Beraat ettirmek. Bağışlamak. Allah adına günahı affetmek. Kurtarmak. Suçunu bağışlamak. Arılamak.
Donated : Hibe edilmiş. Bağış olarak verilen. Bağışlamak. Vermek. Hediye etmek. Bağışta bulunmak.
Yield : Bel vermek. Kazanç sağlamak. Ürün vermek. Verim. Vermek. Açığa vurmak. Esnemek. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Pardon : Aman. Geçirmek. Affetmek. Af. Hayatını bağışlamak. Mağfiret. Mazur görmek. Özür. Geçirim. Bağışlama.
Forgiven synonyms : exempt, imparted, relieve, justify, excuse, grant, condone.
Forgiven zıt anlamlı kelimeler, Forgiven kelime anlamı
Blame : Sorumlu tutmak. Suçu birinin üstüne atmak. Ayıplamak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Kınamak. Suçlama. Sorumluluk. Suçlamak. Suç. Kınama.
Enforce : İnfaz etmek. İcra etmek. Yerine getirmek. Zorla yaptırmak. Zorlamak. Yürütmek. Dayatmak. Güçlendirmek. Zorla elde etmek. Takviye etmek.

Bu kısımda Forgiven kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forgiven ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forgiven anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forgiven ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.