Formate türkçesi Formate nedir

  • Formik asit tuzu veya esteri (kimya).
  • Format.

Formate ingilizcede ne demek, Formate nerede nasıl kullanılır?

Formated diskette : Formatlı disket.

Trichloromethyl chloroformate : Triklorometil kloroformat.

Format area group : Alan grubunu biçimle.

Format axis : Ekseni biçimle. Eksenleri biçimlendir. Ekseni biçimlendir.

Format axis title : Eksen etiketini biçimle.

Format bar group : Çubuk grubunu biçimle.

Format callout : Belirtme çizgisi biçimlendir. Belirtme çizgileri. Biçim belirtme çizgisi.

Format check : Format denetimi.

Format bar : Biçimlendirme çubuğu. Biçim çubuğu.

Format codes : Biçim kodları.

İngilizce Formate Türkçe anlamı, Formate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Starchy : Resmi. Katı. Karbonhidratlı. Nişastalı. Soğuk. Sert. Özlü. Kolalı.

Reformulate : Yeniden düzenlemek. Yeniden geliştirmek. Yeniden formüle etmek.

Positive : Kesin şey. Olumlu. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Artı. Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. Pozitif. Olumlu derece. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Vazıh. Kati şey.

 

Hypothesise : Varsaymak. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak. Hipotez kurmak. Farz etmek. Varsayımda bulunmak.

Speculate : Vurgunculuk yapmak. Tahminde bulunmak. Borsada oynamak. Yorum yapmak. Kafa patlatmak. Düşünmek. Tahmin etmek. Üzerinde düşünmek. Kafa yormak. Alavere etmek.

Stiff : Resmi. Kuvvetli. Çetin. Güç. Fahiş. Şiddetli. Soğuk. Kurban. Pekişmiş. Kazık atmak.

Acquire : Yakalamak. Elde etmek. Sahip olmak. İktisap etmek. Almak. Sonradan kazanmak. Ele geçirmek. Edinmek. Kazanmak.

Develop : İlerlemek. İlgi göstermek. Yıkamak (film). Belirtici yıkama. Fotoğraf plakları ve kartlarını ilaçlı suda yıkayarak üzerlerindeki görüntüyü belirtme işlemi. Banyo etmek. Geliştirmek. Artırmak. Açıklamak. Açınmak.

Formality : Teklif. Adet. Samimiyetsizlik. Formalite. Resmilik. Biçimcilik. Usul. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Resmiyet. Muamele.

Buckram : Tela. Yapmacık resmi tavır. Çirişli keten bezi. Keten bezi. Buhara. Yapmacıklı resmi tavır. Çirişli pamuklu bez.

Formate synonyms : form only, semi formal, conventional, mature, hypothecate, prescribed, full dress, pro forma, theorize, perfunctory, format, ceremonious, conjecture, white tie, suppose, semiformal, formating, evolve, theorise, dress, formats, titular, ceremonial, formalness, redevelop, hypothesize, getups, explicate, black tie, nominal, getup.

 

Formate zıt anlamlı kelimeler, Formate kelime anlamı

Informal : Laubali. Merasimsiz. Teklifsiz. Enformel. Kanunen geçersiz. Konuşma diline özgü. Resmi olmayan. Formaliteye uygun olmayan. Gündelik. Gayriresmi.

Unconventional : Laubali. Geleneksel olmayan. Kalender. Geleneklere uymayan. Göreneksel olmayan. Alışılmamış. Teklifsiz. Görenek dışı. Göreneklere uymayan. Alışılmadık.

Informality : Formaliteye uymama. Kayıtdışılık. Geçersizlik. Merasimsizlik. Resmi olmama. Teklifsizlik.

Formate antonyms : unofficial.

Formate ingilizce tanımı, definition of Formate

Formate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of formic acid.