Formicate türkçesi Formicate nedir
- [#karıncalanma Karıncalanmak].
Formicate ingilizcede ne demek, Formicate nerede nasıl kullanılır?
Formication : Karıncalanma. Formikasyon.
Formica : Tahta ve diğer materyalleri kaplamak için kullanılan dayanıklı plastik laminat ticari markası ismi. Formika.
Formicary : Karınca yuvası.
Formic acid : Karınca asidi. Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit, karınca asidi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Formik asit. Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit. karınca asidi. Karınca asiti.
Formic : Karıncalara ait. Karınca. Formik.
Formidableness : Tüyler ürpertici olma vasfı. Ürkütücülük. Güç veya kuvvetin büyüklüğü. Güç. Etkinlik. Şiddet. Etki. Heybetlilik. Dişlilik. Ürkmüş veya gözü korkmuş olma durumu.
Chloroformic ester : Kloroformik ester.
Performic acid : Performik asit. Disülfit bağlarını indirgeyerek koparan bir kimyasal madde.
Forming a chain : Birbirine bağlı uzun bir hat veya çizgi yapan. Zincir (birbirine bağlı linkler bağı) yapan.
Formidable : Aşılması zor. Heybetli. Zor. Dehşetli. Ürkütücü. Yenmesi güç. Tüyler ürpertici. Müthiş. Dişli. Korkunç.
İngilizce Formicate Türkçe anlamı, Formicate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Formicate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Prickling : Karıncalanma. Batırmak. İğnelemek.
Creep : Ürperme. Sarılarak büyümek. Sevilmeyen kimse. Sürünerek ilerlemek. Sünmek. Yuva. Sığınak. Ürperti. Sızıntı. Sürünme.
Prickled : İğnelenmek. Dalamak (kumaş veya giysi). Hafifçe batırmak. Batmak (ufak diken vb). Ufak diken. İğnelemek. Karıncalanma. Batırmak. İğnelenme.
Swarm : Doluşmak. Kovanı terketmek. Toplanmak. Cirit atmak. Sarılarak tırmanmak. Dolup taşmak. Tırmanmak (tutunarak). Den geçilmemek. Yığılmak. Üşüşmek.
Crawl : Dolu olmak. Yavaş ilerlemek. Yağ çekmek. Krol yüzmek. Emeklemek. Dalkavukluk etmek. Sürünmek. (böcekle) dolu olmak. Yağ yapmak.
Crawled : Dalkavukluk etmek. Yavaş ilerlemek. Böcek istila etmek. Yağ yapmak. Emeklemek. (böcekle) dolu olmak. Kaynıyor olmak. Sürünmek. Krol yüzmek.
Prickle : Karıncalanma. İğnelemek. Diken. Sivri uç. İğnelenmek. Dalamak (kumaş veya giysi). Hafifçe batırmak. Batmak (ufak diken vb). Batırmak. İğnelenme.
Prickles : İğnelenmek. İğnelemek. Dalamak (kumaş veya giysi). Batmak (ufak diken vb). Hafifçe batırmak. İğnelenme. Ufak diken. Batırmak. Karıncalanma.
Tingle : Tatlı bir şekilde ürpermek. Karıncalanmak (vücutta bir yer). Çınlama. Sızlamak. Diken diken olmak. Çınlamak. Telaş. Tatlı bir ürperti. Sızı.
Formicate synonyms : feel benumbed, crawls, go to sleep, tingled, have pins and needles, tingles.
Formicate ingilizce tanımı, definition of Formicate
Formicate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resembling, or pertaining to, an ant or ants. Swarm with, or as with, ants. To creep or crawl like ants.

Bu kısımda Formicate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Formicate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Formicate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Formicate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.