Crawl türkçesi Crawl nedir
- Krol yüzmek.
- Yavaş ilerlemek.
- Sürünmek.
- Emeklemek.
- Yağ yapmak.
- Dalkavukluk etmek.
- Böcek istila etmek.
- Dolu olmak.
- Karıncalanmak.
- Yağ çekmek.
- Kaynıyor olmak.
- (böcekle) dolu olmak.
Crawl ile ilgili cümleler
English: He felt something crawl up his leg.
Turkish: Bir şeyin bacağından yukarı çıktığını hissetti.
English: I had to crawl under the fence.
Turkish: Çitin altından sürünmek zorunda kaldım.
English: Babies crawl before they walk.
Turkish: Bebekler yürümeden önce emeklerler.
English: Ali tried to crawl under the fence.
Turkish: Ali çitin altında sürünmeye çalıştı.
English: Ali and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
Turkish: Ali ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.
Crawl ingilizcede ne demek, Crawl nerede nasıl kullanılır?
Crawl in : Uyumaya gitmek. Yatağa yatmak. Yatmaya gitmek. Uyumak üzere uzanmak. Sürünerek girmek. Hızla giyinmek.
Crawl on all fours : Emeklemek.
Crawl out : Sürünerek çıkmak.
Crawl stroke : Kulaçlama yüzüş. Temel yüzme hareketi. Serbest yüzme. Kravl. Kulaçlama yüzme şekli.
Face down crawl : Yerin üstünde alçak sürünme. Yüzükoyun sürünme.
Crawling peg exchange rate system : Döviz kurunun yıl içinde bir çok kez yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkına göre ayarlandığı döviz kuru sistemi. Sürünen döviz kuru sistemi.
Crawling band : Aralıkta sürünen dalgalanma. Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında küçük çaplı hükümet müdahaleleri ile belli sınırlar içinde dalgalandığı bir tür gözetimli dalgalanma sistemi. krş. sürünen döviz kuru sistemi.
Crawlers : Tırtıl zincirli taşıt. Halen yürümeyen bebek için ayak ve pantolon askısı. Yağcı. Uzun pantolonu olan giysi türü. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Olta solucanı. Tulum. Yaltakçı. Böcek. Sürünen.
Crawled : Emeklemek. Yavaş ilerlemek. Böcek istila etmek. Sürünmek. Krol yüzmek. (böcekle) dolu olmak. Yağ yapmak. Dalkavukluk etmek. Dolu olmak. Kaynıyor olmak.
Crawliest : Ürkütücü. Gaklayarak. Tüyler ürpertici.
İngilizce Crawl Türkçe anlamı, Crawl eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crawl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Motion : El ile işaret etmek. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşaret. Kımıltı. Hareket ettirmek. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Önerge. Hareket. Devinim. Çalışma.
Languished : Çürümek. Durgunlaşmak. Üzülmek. Üzülmüş. Hali kalmamak. Durgunlaşmış. Gevşemiş. Cansızlaşmış. Gevşemek.
Bootlicked : Çanak yalamak. Yaltaklanmak. Yalakalık etmek.
Movement : Manevra. Akım. Kısım. İstidat. Çalışma. Hareket. Cereyan. Eylem. Faaliyet. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme.
Blandishes : Dil dökmek. Yaltaklanmak. Dil dökerek gönlünü almak. Gönlünü almak.
Even parity : Çift eşlem. Çift denklik. Eşlemsel bakışım işleri uygulandığında, nicemsel nesnenin artı im verme özelliği. Çift parite. Çift eşlik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Go : Hareket etmek. Girmek. Erişmek. Başlamak. Devrolunmak. İlerlemek. İddiaya girmek. Gitme. Yapılmak. Girişim.
Be abundant in : Dolusu olmak. İle dolu olmak. (bir şeyden) bol bulunmak. -ndan bir sürü olmak. (bir şeyden) çok bulunmak. (bir şeyden) bolca bulunmak.
Blarneyed : Dil dökme. Yağ çekme. Övme. Yaltaklanmak. Yaltaklanma. Yağcılık. Dalkavukluk. Piyaz. Yağ.
Grovel : Tapmak. Dizlerine kapanmak. Kendini alçaltmak. Kendini küçültmek. Yerde sürünmek. Yaltaklanmak. Ayaklarına kapanmak.
Crawl synonyms : locomote, bootlicks, prickles, blarney, adulate, teem, feel benumbed, grovelled, crawled, crawl on all fours, prickle, groveled, have pins and needles, bootlick, nose, blandished, tingles, bristle, formicate, blarneying, curry favor, bootlicking, rub in, abounds, tingled, court, blarneys, move, blandishing, dragged, travel, abounded, rough it.
Crawl zıt anlamlı kelimeler, Crawl kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Straighten : Yoluna koymak. Düzelmek. Doğrultmak. Kalkmak. Düzeltmek. Doğrulmak. Yoluna girmek. Düzlemek. Düzleştirmek. Toplamak.
Crawl ingilizce tanımı, definition of Crawl
Crawl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move slowly on hands and knees. The act or motion of crawling. A pen or inclosure of stakes and hurdles on the seacoast, for holding fish. To move slowly by drawing the body along the ground, as a worm. To creep. Slow motion, as of a creeping animal.

Bu kısımda Crawl kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crawl ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crawl anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crawl ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.