Formula weight türkçesi Formula weight nedir

  • Bileşiği oluşturan öğelerin bileşiklerteki atom-gramlarının toplamı.
  • Formül-gram.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Formül ağırlığı.

Formula weight ingilizcede ne demek, Formula weight nerede nasıl kullanılır?

Formula : Kaide. Denklem. Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Boş ve anlamsız sözcükler. Tertip. Reçete. Bir doğa yasasının, uzbilimsel simge dili ile anlatımı. Bağıntı. Formül.

Weight : Siklet. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Sıklet. Dolgunluk vermek. İtibar. Sıkıntı. Önem. Tartma. Tartı. Ağırlıklandırmak.

Formula bar : Formül çubuğu. Bir elektronik devre üzerinde her hücrenin içeriğinin yazıldığı alan.

Formula code : Formül kodu.

Formula reference : Formul referansı. Formül referansı.

Formula translator : Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de ingilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili. Fortran.

İngilizce Formula weight Türkçe anlamı, Formula weight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formula weight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkolölçüm. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolometri.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Acidimetry : Asit ölçme. Asit ölçümü. Asidimetri. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asitölçüm. Asidimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.

Activated coal : Etkin kömür. Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

 

Alcohols : Alkoller. Alkol. İspirto. İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).

Active metals : Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller.

Formula weight synonyms : alabaster, additive, acier inoxydable, acid salt, aldehydes, alicyclic compounds.