Forsook türkçesi Forsook nedir

Forsook ingilizcede ne demek, Forsook nerede nasıl kullanılır?

Forsooth : Hakikaten. Gerçekten. Güya.

Forsake : Terk etmek. Vazgeçmek. Terketmek. Yüzüstü bırakmak. Bırakmak.

Forsaken : Terkedilmiş. Vazgeçilmiş. Vazgeçmiş. Issız. Tenha.

Forsaker : Ayrılan kimse. Terkeden kimse. Firari. Kaçak.

Forsakers : Terkeden kimse. Kaçak. Firari. Ayrılan kimse.

Forswear : Yeminli olarak itiraz etmek. Yeminle vazgeçmek. Tövbe etmek. Yeminli olarak inkar etmek. Bırakmaya yemin etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminle inkar etmek. Yemin etmek.

Forswearing : Yeminle inkar etmek. Tövbe etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminli olarak inkar etmek. Yeminle vazgeçmek. Yemin etmek. Yeminli olarak itiraz etmek.

Forster : Soyadı. E.m.forster. İngiliz yazar(hindistan'a bir geçit , howard'ın sonu ve manzaralı oda romanlarıyla ünlü olan). Edward morgan forster (1879-1970).

Forsterite : Forsterit.

Forsaking : Vazgeçme. Vazgeçmek. Terketmek. Bırakmak.

İngilizce Forsook Türkçe anlamı, Forsook eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forsook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Back : Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Arkasını imzalamak. Arkalık. Arka. Ters. Geri. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Önce. Arkaya.

 

Abjure : Vazgeçtigine dair yemin etmek. Tövbe etmek. İnkar etmek. Yemin ederek reddetmek. El çekmek. Feragat etmek. Dönmek (dininden). Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek.

Abandons : Yarıda kesmek. Terk etmek. Viran hale getirmek. Yüzüstü bırakmak. Kesmek. Boşlamak. El etek çekmek.

Abandon hope : Umudunu kaybetmek. Ümidini kaybetmek. Ümitsizliğe düşmek. Ümidi kesmek.

Desolating : Kimsesiz bırakmak. Boş bırakmak. Kuş uçmaz kervan geçmez. Perişan etmek. Harap etmek. Kederlendirmek. Issız. Tenha. Üzmek.

Abnegates : Tanımamak. Feragat etmek. Kaçmak (sorumluluktan). İnkar etmek. Yadsımak. Reddetmek. Feda etmek. Ülkeden ayrılmak.

Bequeath : Miras olarak bırakmak. Vasiyet. Vasiyet etmek. Miras bırakmak. Vasiyetle bırakmak.

Allow : Saymak. İmkan vermek. İtiraf etmek. Düşünmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. Hoş görmek. Hesaba katmak. Müsaade etmek.

Desolate : Tenha. Kimsesiz bırakmak. Perişan. Üzmek. Yalnız. Kimsesiz. Arkadaşsız. Harap. Issız. Kuş uçmaz kervan geçmez.

Cede : Feragat etmek. Göçermek. Fariğ olmak. Vermek. Teslim etmek. Devretmek. Terk etmek.

Forsook synonyms : abnegate, ceded, back down, back off, abdicate, come away, cedes, deserting, abalienate, abandon, bequeaths, desolated, chuck, allows, abstention, desert, abjured, abdicated, cast aside, abdicates, desolates, bend the neck, bow out of, abstentions, absquatulation, ceding, chock up, back away, abdicating, abjures, allowing.