Forward exchange rate türkçesi Forward exchange rate nedir

  • Gelecekte teslim döviz kuru.
  • Vadeli teslim döviz kuru.
  • Vadeli döviz kuru.
  • Vadeli döviz işlemlerinde uygulanan döviz kuru.
  • İktisat alanında kullanılır.

Forward exchange rate ingilizcede ne demek, Forward exchange rate nerede nasıl kullanılır?

Forward : İleri. Küstah. Göndermek. İleri aktarmak. Gelişmiş. İleriye doğru. Yüklemek. Ön. Sunmak. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri.

Exchange : Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Karşılıklı olarak yapmak. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Değiş tokuş etmek. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Verişim. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer. Trampa etmek. Değiştirmek. Almak.

Rate : Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Layık olmak. Oran. Bölek. Sınıf-sıra. Azarlamak. Fırça atmak. Gözü ile bakmak. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bk. vergi oranı.

 

Forward exchange : Vadeli döviz işlemi. Gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma. Vadeli döviz alım satımı. Vadeli döviz işlemleri.

Forward exchange discount : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark. Vadeli döviz iskontosu.

Forward exchange market : Vadeli döviz işlemlerinin yapıldığı piyasa. Vadeli döviz piyasası.

Forward exchange transactions : Döviz riskinden kaçınmak amacıyla belirlenmiş bir tarihte teslim edilmek üzere önceden belirlenmiş bir fiyattan belli bir miktarda dövizin teslim edilmesine yönelik alım satım işlemleri. Vadeli döviz işlemleri.

Exchange rate : Kambiyo kuru. Kur. Kambiyo rayici. Kur farkı. Mübadele kuru. Döviz kuru. Bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı. Bir yabancı paranın ulusal para cinsinden değeri. Değişim oranı.

Exchange rate mechanism : Döviz kuru mekanizması. 1999'da çalışmaya başlayan aet parasal örgütünün bir parçası. Sabit döviz kuru koruma yöntemi.

Forward exchange transaction : Gelecekte teslim döviz satınalma ya da satma işlemi. Gelecekte teslim döviz işlemi.

İngilizce Forward exchange rate Türkçe anlamı, Forward exchange rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forward exchange rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Forward exchange rate synonyms : abnormal budget, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, ability to pay principle, a pass through certificate, abolition of forced labour convention.