Forward exchange transactions türkçesi Forward exchange transactions nedir

  • Döviz riskinden kaçınmak amacıyla belirlenmiş bir tarihte teslim edilmek üzere önceden belirlenmiş bir fiyattan belli bir miktarda dövizin teslim edilmesine yönelik alım satım işlemleri.
  • Vadeli döviz işlemleri.
  • İktisat alanında kullanılır.

Forward exchange transactions ingilizcede ne demek, Forward exchange transactions nerede nasıl kullanılır?

Forward : İleriye yönelik. Öne. Yüklemek. Göndermek. Yollamak. Cüretkar. Yönlendirmek. Küstah. İleri. Sunmak.

Exchange : Karşılıklı alıp vermek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Verişim. Kambiyo. Değiş tokuş. Çevirmek. Değiş-tokuş. Trampa etmek. Değişim. Mübadele.

Transactions : Hareketler. Alım satım işlemleri. Kalemler. Toplantı tutanağı. Muamelat. İşlemler. Tutanak (kuruma veya derneğe ait). Zabıt.

Forward exchange : Vadeli döviz alım satımı. Vadeli döviz işlemi. Gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma. Vadeli döviz işlemleri.

Forward exchange discount : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark. Vadeli döviz iskontosu.

Exchange transactions : Borsa iç işlemleri. Borsanın açık bulunduğu zamanlarda borsaya gelenlerce yapılan işlemler.

 

Forward exchange premium : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki pozitif fark. Vadeli döviz primi.

Forward exchange transaction : Gelecekte teslim döviz satınalma ya da satma işlemi. Gelecekte teslim döviz işlemi.

Forward exchange market : Vadeli döviz piyasası. Vadeli döviz işlemlerinin yapıldığı piyasa.

Forward exchange rate : Gelecekte teslim döviz kuru. Vadeli döviz kuru. Vadeli döviz işlemlerinde uygulanan döviz kuru. Vadeli teslim döviz kuru.

İngilizce Forward exchange transactions Türkçe anlamı, Forward exchange transactions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forward exchange transactions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Forward exchange : Vadeli döviz işlemi. Vadeli döviz alım satımı. Gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Forward exchange transactions synonyms : a change in individual demand, a change in supply, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a type mutual funds.