Fowled türkçesi Fowled nedir

Fowled ingilizcede ne demek, Fowled nerede nasıl kullanılır?

Fowler : Kolorado eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Kuş avcısı. Kaliforniya eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Avcı kuş. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. (ördek, kaz gibi) su kuşu avcısı. Avcı (kuş). Kuşçu.

Fowlerite : Fowlerit.

Fowlers : New york eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Avcı (kuş). Kuş avcısı. Avcı kuş. Kolorado eyaletinde şehir. Kaliforniya eyaletinde şehir. (ördek, kaz gibi) su kuşu avcısı.

Fowl cholera : Kuş kolerası. Pasteurella multocida tarafından evcil ve yabani kanatlılarda meydana getirilen, akut, septisemik, kronik olarak yüksek hastalandırma ve ölüm oranıyla seyreden bulaşıcı ve öldürücü hastalık. Tavuk kolerası.

Fowl coryza : Başta tavuk olmak üzere kanatlı türlerinde, heamophilus paragallinarum tarafından oluşturulan, üst solunum yollarının ve hava keselerinin akut yangısı, konjunktivitis ve yüzde ödemiyle belirgin, ölüm oranı düşük salgınlara neden olabilen bakteriyel hastalık, bulaşıcı koriza, bulaşıcı burun akıntısı, tavuk nezlesi. Kanatlı nezlesi.

 

Fowl run : Kümes.

Fowl house : Tavuk klubesi.

Fowl neurolymphomatosis : Tavuk nörolenfamatozisi. Marek hastalığı.

Fowl typhoid : Salmonella gallinarum tarafından oluşturulan septisemi, ishal, eklem yangısı, göbek yangısı gibi belirtilerle seyreden bir kanatlı hastalığı. Kanatlı tifosu.

Korean fowl plague : Kore tavuk vebası. Newcastle hastalığı.

İngilizce Fowled Türkçe anlamı, Fowled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fowled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Birds : Kuşlar. Güdümlü mermi. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kız. Omurgalı hayvanlardan, vücutları tüylerle örtülü, yürekleri dört odalı, sıcakkanlı, ön ayakları kanatlara değişmiş, bazı kemiklerinin içi boş ve deri altında hava keseleri bulunan, dişi ve erkek bireyleri bazen ayrı renkte olabilen türlere sahip geniş bir sınıf.

Fowl : Besin maddesi olarak beslenip büyütülen evcil kuşlar. Tavuklar (galli) alt takımına giren, bahçe ve çiftliklerde kümeslerde yetiştirilen evcil türler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Hens : Dişi. Dişi kuş. Geveze kadın. Kadın.

Dingy : Rengi solmuş. Pis. Karanlık. Rengi atmış. Soluk. Paslı. Rengi soluk. Kirli. Köhne. Sönük.

Maculate : Lekelemek. Leke oluşturmak. Lekeli. Makülat. Benekli.

Mucky : Çepelli. Pis. Hödük. Kaba.

Augean : Pis. Leş gibi. Çok pis.

Biddies : Geveze kadın (argo terim). Yaşlı kadın. Küçük. Çok konuşan kadın. Ev idarecisi. Ev işlerini yapan kimse. Bit. Evi yöneten kimse. Saç paraziti.

Foul : Bulaştırmak. Hilebaz. Pis. Tıkanmış. Pisletmek. Dolaşık. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Ağır. Karışmış. Bir oyuncunun, karşı takımdan çembere atış yapanın elini tutarak kural dışı sayı yapmasını engellemesi.

 

Chickening : Civciv. Bulada. Korkudan çekinmek. Yavru kuş. Piliç. Toy. Korkak davranmak. Korkak kişi.

Fowled synonyms : travel soiled, sordid, dirty faced, unswept, snot nosed, travel stained, sooty, unwashed, befouled, greasy, unclean, uncleanly, smutty, avis, buggy, dickie, dirty, bird, lousy, poultry meat, game fowl, chicky, ratty, game bird, cobwebby, feculent, chickabiddy, grubby, gallus, muddy, grungy, untidy, filthy.

Fowled zıt anlamlı kelimeler, Fowled kelime anlamı

Empty : Akıtmak. İçini çıkarmak. Boş. Yoksun. Saçma. Tahliye etmek. İçeriksiz. Boşuna. Boşalmak.

Dirtiness : Kirlilik. Adilik. Pasak. Pislik. Aşağılıklık.

Tidy : Toparlamak. Temiz. Çöp sepeti. Derleyip toplamak. Tertip. Düzenli. Düzeltmek. Çok. Epey. Çekidüzen vermek.

Fowled antonyms : clean.