Fragile türkçesi Fragile nedir

Fragile ile ilgili cümleler

English: Flowers are so fragile and so beautiful, that you can't speak about them without poetry or metaphors.
Turkish: Çiçekler o kadar narin ve güzeldir ki şiirler ve metaforlar olmadan onlar hakkında konuşamazsın.

English: These fragile items must be insured against all risks.
Turkish: Kırılabilir bu parçalar bütün risklere karşı sigortalanmalıdır.

English: Happiness is like glass: it is fragile.
Turkish: Mutluluk cam gibidir: kırılgandır.

English: A certain someone is being awfully fragile today.
Turkish: Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.

English: Could you put these fragile things in a safe place?
Turkish: Bu kırılgan şeyleri güvenli bir yere koyar mısın?

Fragile ingilizcede ne demek, Fragile nerede nasıl kullanılır?

Fragile articles : Kırılabilen eşya.

Are these figures very fragile : Bu figürler kırılgan mı.

Fragileness : Kırılabilirlik. Zayıflık. Gevreklik. Naziklik. Bozulabilirlik. Kolay kırılma.

Fragilities : Kolay kırılırlık. Kolayca kırılma. Gevreklik. İncelik. Frajilite. Kırılırlık. Kırılganlık. Kolay kırılma. Naziklik. Narinlik.

 

Fragility : Narinlik. Naziklik. Kırılırlık. Kırılganlık. Kolay kırılırlık. Kolayca kırılma. Kolay kırılma. Frajilite. İncelik.

Fragility of marks : Markaların, halkın gözünden düşüp canlılığını çabucak yitirivermesi. Markaların dayanıksızlığı.

Suffragist : Kadınlara oy hakkı sağlanmasını onaylayan.

Fraggings : El bombası atma. Parça tesirli el bombası atma eylemi (askeri argo).

Erythrocyte osmotic fragility : Alyuvarların hipotonik sodyum klorür çözeltilerine karşı hemoliz olmaması için gösterdiği direnç, alyuvar ozmotik kırılganlığı. hemolitik anemiler ve doğuştan hemolitik sarılıkta alyuvar dirençleri azalır. Alyuvar ozmotik kırılganlığı. Alyuvar ozmotik direnci.

Fragging : El bombası atma. Parça tesirli el bombası atma eylemi (askeri argo).

İngilizce Fragile Türkçe anlamı, Fragile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fragile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smashable : Kolayca kırılabilir.

Edgier : Alışılmışa meydan okuyan. Stresli. Sinirli. Belirgin hatlı. Hatları açığa çıkaran. Sinirleri gergin. Keskin kenarlı. Gergin. Heyecanlı.

Refrangible : Refranjibl. Yansıtılır.

Climacterics : Menapoz. Menopoz. Kritik. Menapozla ilgili. Kritik dönem. Yaş dönümüyle ilgili. Dönüm noktası. Bunalımlı. Menopozla ilgili.

Crispier : Kırışık. Körpe. Kıtır kıtır. Canlandırıcı. Taze. Çıtır çıtır. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Canlı. Zinde.

Civilest : Nezaketli. Mülkiye. Kamu. Bireysel. Vatandaşlarla ilgili. Medeni. Uygar. Resmi. Yurttaşlık ile ilgili.

Affable : Hoş. Cana yakın. Dost canlısı. Hatırşinas. Tatlı. Arkadaş canlısı. Sokulgan. İçten. Rahat.

 

Frail : Hafif ve kırılgan. Nanemolla. Tatsız. Dayanıksız. Çelimsiz. Zayıf. İnce ve güçsüz. Zayıf (şans vb). Yavan.

Feeble : Kötü. Cılız. Zayıf. Kuvvetsiz. Hafif. Güçsüz. Halsiz. Eli ayağı tutmayan. Dayanıksız.

Finespun : Saflaştırılmış. Dayanıksız ve çürük (bir kumaş hakkında, vb.). Zarif. Aşırı derecede rafine edilmiş. Çok ince. Arındırılmış.

Fragile synonyms : civilised, complaisant, puny, delicates, bland, crustiest, as soon as, exquisite, cracker, easily offended, accurate, dandified, difficult, frailest, dandy, discountable, crankier, climacteric, slimsy, puniest, eggshell, fairer, considerate, fairylike, mincing, attackable, brittles, civilized, crisp, huffy, crankiest, chivalric, breakable.

Fragile zıt anlamlı kelimeler, Fragile kelime anlamı

Unbreakable : Kırılmaz. İşlenemez (toprak). Bozulamaz. Ehlileşmez.

Rugged : Engebeli. Kaba. Pürüzlü. Bakımsız. Sağlam. Fırtınalı. Zorlu. Yalçın. Kayalık. Sarp.

Fragile ingilizce tanımı, definition of Fragile

Fragile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Brittle. Easily destroyed. Delicate. Easily broken. Frail.