Fragmented production system türkçesi Fragmented production system nedir

  • Parçalanmış üretim sistemi.
  • Sözleşmeyle birbirine bağlı çok sayıda üretici tarafından parçalanmış malların üretildiği üretim sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Fragmented production system ingilizcede ne demek, Fragmented production system nerede nasıl kullanılır?

Fragmented : Parçalı. Bölünmüş. Ayrılmış. Parçalarına ayrılma. Kopmuş. Parçalara ayrılmış. Parçalanmış. Parçalarına ayrılmış.

Production : Yapımcılık. Randıman. Çıkarma, elde etme, ürünün tüketiciye aktarılan kısmı, istihsal. Verim. Sinema yapımcısının işi. tv. televizyon yapımcısının işi; izlencecilik. Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekan boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik. Üretme. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci. Yapıt. İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi.

System : Nizam. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Jüye. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Vücut. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Ağ. Düzen. Şebeke.

 

Fragmented production : Parçalanmış üretim. Üretim sürecinin bir bölümünün ülke içinde veya dışında farklı bir yere kaydırılması.

Flexible production system : Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi. Esnek üretim sistemi.

Postfordist production system : Esnek üretim sistemi. Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi.

Lean production system : Yalın üretim sistemi. Sipariş üzerine üretime dayanan ve stok gereksinimini enaza indiren, çok işlevli emek kullanımını ençoğa çıkaran, katılımcı yönetim yapısını benimseyen, çok çeşitli malı yüksek kalite ve miktarda enaz kaynak kullanımıyla üreten ve bir esnek bir üretim, yönetim, planlama ve kontrol sistemi. krş. çevik üretim sistemi, esnek üretim sistemi, fordist üretim sistemi.

Fordist production system : Hareketli üretim bantları, özel amaçlı takım tezgahları aracılığıyla ölçünleştirilmiş malların kitlesel seri üretiminin öngörüldüğü, ürün ölçünleştirilmesinin üretimin verimliliğini artırdığı ve artan istemin de bu ölçünleştirmeyi hızlandırdığı ve otomobil üreticisi henry ford’un geliştirdiği üretim biçimi. Fordist üretim sistemi.

 

İngilizce Fragmented production system Türkçe anlamı, Fragmented production system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fragmented production system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Fragmented production system synonyms : a change in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in supply, ability to pay approach, a shift in supply.