Flexible production system türkçesi Flexible production system nedir

  • Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi.
  • Esnek üretim sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Flexible production system ingilizcede ne demek, Flexible production system nerede nasıl kullanılır?

Flexible : Bükülgen. Sabit olmayan. Değişken. Yumuşak başlı. Esneklik. Uysal. Bükülme esnekliği gösteren. Esneyebilir. Esnek. Esner.

Production : Bilgisayar, coğrafya, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çıkarma, elde etme, ürünün tüketiciye aktarılan kısmı, istihsal. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Üretme. Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma. olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma. yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme. ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama. İmal. Üretim. Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı.

 

System : Sistem. Kaide. Usul. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ağ. Yapı. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Dizge.

Flexible production : Müşteri istemine göre üretilen ürünün miktar ve niteliğinde kolay ve hızlı değişimine izin veren ve toplam kalite kontrolü, tam zamanında üretim ve kalite kontrol çemberlerinden oluşan üç temel ögeye dayalı siparişe göre üretim. Esnek üretim.

Fordist production system : Hareketli üretim bantları, özel amaçlı takım tezgahları aracılığıyla ölçünleştirilmiş malların kitlesel seri üretiminin öngörüldüğü, ürün ölçünleştirilmesinin üretimin verimliliğini artırdığı ve artan istemin de bu ölçünleştirmeyi hızlandırdığı ve otomobil üreticisi henry ford’un geliştirdiği üretim biçimi. Fordist üretim sistemi.

 

Lean production system : Yalın üretim sistemi. Sipariş üzerine üretime dayanan ve stok gereksinimini enaza indiren, çok işlevli emek kullanımını ençoğa çıkaran, katılımcı yönetim yapısını benimseyen, çok çeşitli malı yüksek kalite ve miktarda enaz kaynak kullanımıyla üreten ve bir esnek bir üretim, yönetim, planlama ve kontrol sistemi. krş. çevik üretim sistemi, esnek üretim sistemi, fordist üretim sistemi.

Postfordist production system : Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi. Esnek üretim sistemi.

Fragmented production system : Parçalanmış üretim sistemi. Sözleşmeyle birbirine bağlı çok sayıda üretici tarafından parçalanmış malların üretildiği üretim sistemi.

İngilizce Flexible production system Türkçe anlamı, Flexible production system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flexible production system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Flexible production system synonyms : a type mutual funds, a group shares, a shift in individual demand, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, postfordist production system, abnormal budget expenditures.