Francs türkçesi Francs nedir

Francs ile ilgili cümleler

English: If you had come today, I would have given you a thousand francs.
Turkish: Bugün gelmiş olsaydın sana bin frank verecektim.

English: France's currency was the franc, and its symbol was ₣. While it is no longer used in France, francs are still in use in some former French colonies such as Guinea.
Turkish: Fransa'nın para birimi franktı ve sembolü "₣" idi. Frank Fransa'da artık kullanılmıyor ama Gine gibi bazı eski Fransız kolonilerinde hâlâ kullanılmaktadır.

Francs ingilizcede ne demek, Francs nerede nasıl kullanılır?

Belgian francs : Belçika frangı.

French francs : Fransız frangı.

Swiss francs : İsviçre para birimi. İsviçre frangı. İsviçre frankı.

Franc tireur : Çeteci asker. Akıncı. Çeteci.

Franc zone : Frank bölgesi. Fransa'nın mali denetimi altında bulunan ve paralarının değerini fransız frankı'na bağlayan benin, kamerun, merkezi afrika cumhuriyeti, çad, komoros, kongo gibi fransanın eski sömürgelerinin oluşturmuş oldukları bölge. krş. frank.

Central african republic franc : Orta afrika frankı.

Gabon franc : Gabon parası.

Swiss franc : İsviçre frankı. İsviçre para birimi.

Belgian franc : Belçika frankı.

Congo franc : Kongo frankı. Kongo frankı.

İngilizce Francs Türkçe anlamı, Francs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Francs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rhein : Orta ve batı avrupa'da büyük bir nehir.

Aquitaine : Güneydoğu fransa'da bir bölge.

Lyon : Mount holyoke koleji'nin kurucusu. Mary lyon (1797-1849). Doğu-orta fransa'da bulunan rhone'un başkenti (ayrıca lyons). Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Liyon.

Chablis : Bir beyaz şarap türü.

Seine : Büyük ağ. Gırgır. Alamana ağı. Sen nehri. Iğrıp. İğrip ağı. Ablatya.

Provence : Fransa'nın güneyinde akdeniz kıyısında bir bölge.

Tours : Turneye çıkmak. Gezmek. Tur yapmak.

Dijon : Bir tür baharatlı hardal. Orta fransa'da bir şehir. Fransa'da bir şehir. Baharatlı hardal türü.

Stalk : Kol gezmek. Sezdirmeden yaklaşıp yakalamak. Uzun adımlarla yürümek. Ağır adımlarla yürümek. Ava yaklaşır gibi yürümek. Sinsice izlemek. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek. Sezdirmeden izleyip avlamak. Gizlice sokulmak. Sarmak (hayaletler vb.).

Corse : (eski kullanım) ölü. Ceset.

Francs synonyms : bourgogne, lille, aquitania, nord pas de calais, chartres, languedoc roussillon, rhone river, grenoble, saone river, palace of versailles, garonne river, avignon, city of light, gascogne, lothringen, anjou, ile de france, the alps, monte bianco, scheldt river, cherbourg, saone, bretagne, alsatia, lake geneva, north atlantic treaty organization, poitou, toulouse, nantes, seine river, meuse, sambre river, toulon.

Francs zıt anlamlı kelimeler, Francs kelime anlamı

Plain : Ova. Sade. Sadelik. Düz. Açıklık. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Sade bir biçimde. Vuzuh. Düzlük. Süssüz.

Francs antonyms : unadorned, unrhetorical.