Tours türkçesi Tours nedir
- Tur yapmak.
- Turneye çıkmak.
- Gezmek.
Tours ile ilgili cümleler
English: Do you have one-day tours?
Turkish: Bir günlük turlarınız var mı?
English: Do you have any sightseeing tours of this town?
Turkish: Bu şehirle ilgili gezi turlarınız var mı?
English: Are there any tours of the city?
Turkish: Hiç şehir turları var mıdır?
English: Do you offer any all-day tours?
Turkish: Günlük turlar önerir misiniz?
English: Do you have any day tours?
Turkish: Hiç günlük turunuz var mı?
Tours ingilizcede ne demek, Tours nerede nasıl kullanılır?
What sightseeing tours are available : Hangi geziler var.
Egged tours : İsrail çapında turlar düzenleyen ve sağlayan egged otobüs şirketinin şubesi.
Contours : Şekil. Dış hatlar. Eşyükselti eğrisi. Çevre.
Detours : Sapak. Tali yol. Saptırmak. Sapma. Servis yolundan vermek (trafik). Varyanttan gitmek. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Detur. Sapmak.
Root contours : Kök çevritleri.
Bicycle tour : Bisiklet turu. Bisikletli tur.
Can we take a guided tour : Rehberli tur alabilir miyiz.
Tour bus : Tur otobüsü.
Tour operator : Paket turlar düzenleyen firma. Halka satmak üzere kapsamlı tur oluşturan organizasyon. Tur operatörü.
Structure contours : Belli bir katmanın eşit derinlikte olan noktalarını birbirlerine bağlayan ve katmanın herhangi bir doğrultuda durumunu gösteren çizgiler. Yapı eğrileri.
İngilizce Tours Türkçe anlamı, Tours eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Go about : İşe koyulmak. Yaygın olmak. Birlikte olmak. Ele almak. Tiramola etmek. Dolaşmak. Orsalamak. Salgın olmak. Başlamak.
Do : Meydana getirmek. Etmek. Neden olmak. Rolünü üstlenmek. Davranmak. Yapmak. Yetişmek. İlgilenmek. Büyük toplantı.
Jaunting : Dolaşmak. Dolaşma. Gezme. Gezmeye gitme. Gezmeye gitmek.
Circuited : Devretmek. Etrafında dönmek. Dolaşmak.
Tour : Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Bir tiyatro topluluğunun bir yerden başka bir yere giderek ve dolaşarak oyunlar oynaması. Turne. Dolaşı. Tur. Dönü. Devir. Gezinti.
Toured : Nöbet. Gezi. Seyahat. Dolaşmak. Gezinti. Devir. Tur.
Itinerate : Yol almak. Yolculuk etmek. Dolaşmak.
Play : Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Tutmak. Kımıldanmak. Sahne yapıtı. Çalmak (müzik terimi). Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oynaşmak. Oynatmak. Piyes.
Jaunts : Dolaşmak. Gezmeye gitmek. Gezinti.
Played : Kımıldamak. Tutmak. Rol almak. Oynaşmak. Çalmak (müzik terimi). Hareket etmek. Canlandırmak (tiyatro terimi). Oynamak. Tutmak ( ye).
Tours synonyms : french republic, jaunted, plays, browse around, hiked, go on the road, circuit, make a tour, bat, lapped, ambulated, circuiting, jaunt, lap, knock about, ambulating, get about, go on tour, ambulates, ambulate, laps, france.

Bu kısımda Tours kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tours ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tours anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tours ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.