Freshly türkçesi Freshly nedir

Freshly ile ilgili cümleler

English: I love the smell of freshly baked bread.
Turkish: Ben taze pişmiş ekmek kokusu seviyorum.

English: Our delicious coffee is made from freshly roasted coffee beans.
Turkish: Bizim lezzetli kahvemiz taze kavrulmuş kahve çekirdeklerinden yapılır.

English: I love the aroma of freshly brewed coffee.
Turkish: Yeni demlenmiş kahve kokusunu seviyorum.

English: A freshly baked cake doesn't cut easily.
Turkish: Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.

English: It's so wonderful to smell freshly made coffee!
Turkish: Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!

Freshly ingilizcede ne demek, Freshly nerede nasıl kullanılır?

Fresh air : Temiz saf hava. Kırsal bölge havası. Taze hava. Açık hava. Temiz hava.

Fresh air friend : Temiz hava delisi.

Fresh air inlet : Taze hava emme deliği. Temiz hava girişi. Taze hava girişi.

Fresh air ventilator : Taze hava vantilatörü.

Fresh bean : Taze fasulye.

Fresh grapes : Yaş üzüm.

Fresh food : Taze besin.

Fresh fruit : Taze meyva. Yaş meyve.

Fresh blood : Henüz kurumamış olan kan. Yeni askerler (savaşta). Yeni ekler veya üyeler (işçiler, vs.). Destek birlikleri. Yeni eleman. Taze kan.

Fresh gale : Sert fırtına.

İngilizce Freshly Türkçe anlamı, Freshly eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Freshly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impertinently : Küstahça. Arsızca. Edepsizce.

Crispy : Kıtır kıtır. Körpe. Canlı. Canlandırıcı. Kırışık. Zinde. Kıvırcık. Gevrek. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze).

Freshing : Körpelik. Körpe. Işıl ışıl. Yeni olmuş. Dirilik. Taravet. Acemi. Acemilik. Serinlik.

Saucily : Utanmazca. Şımarıkça. Sulu.

Firsthand : Birinci ağızdan. İlk ağızdan. Orjinal kaynağından gelen. İlk elden. Kullanılmamış. İlk el. Birinci el. Dolaysız.

Yet : Şimdiye kadar. Yine. Şu ana kadar. Şimdiye dek. Daha da. Şu anda. Amma. Şu tapta. Ama. Gerçi.

As yet : Daha. Şimdiye dek. Şimdiye kadar. Şimdiye değin. Şu ana kadar. Şimdilik.

Crispest : Gıcır gıcır. Çıtır çıtır. Kıtır kıtır. Buruşmak. Zindeleştiren. Gevrek. Gevretmek. Kıvırmak. Hışırdatmak. Kıvırcık.

Just : Gücü gücüne. Az kalsın. Dürüstlük. Tek kelimeyle. Doğru. Yalnız. Sade. Adil. Şimdi. Zar zor.

Crispiest : Körpe. Gevrek. Çıtır çıtır. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Canlı. Kıvırcık. Canlandırıcı. Kırışık. Kıtır kıtır.

Freshly synonyms : emergent, hot, ill, greenest, babe in arms, fresh, only just, impudently, emergents, further, crisp, hottest, pertly, barely, incoming, in mint condition, hotter, deja, just now, crispier, dewier, de novo, newly, scarcely, narrowly, freshest, dewiest, new, dewy, freshes, green.

Freshly ingilizce tanımı, definition of Freshly

Freshly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Brightly. As, freshly gathered. Freshly painted. The wind blows freshly. Coolly. Briskly. Newly, recently. Vigorously. In a fresh manner.