Friendship türkçesi Friendship nedir
- Ünsiyet.
- Dostça davranış.
- Ahbaplık.
- Dostluk.
- Hukuk.
- Kardeşlik.
- Uhuvvet.
- Arkadaşlık.
- Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
Friendship ile ilgili cümleler
English: A true friendship will last forever.
Turkish: Gerçek bir dostluk sonsuza kadar sürecektir.
English: A true friendship is more valuable than money.
Turkish: Gerçek bir arkadaşlık paradan daha değerlidir.
English: Ali quickly developed a friendship with Mary.
Turkish: Ali Mary ile çabucak bir dostluk geliştirdi.
English: A smile sends a friendship signal.
Turkish: Bir gülümseme dostluk işareti gönderir.
English: Ali didn't want to risk his friendship with Mary by trying to turn it into a romance.
Turkish: Ali romantizme çevirmeye çalışarak Mary ile arkadaşlığını riske etmek istemedi.
Friendship ingilizcede ne demek, Friendship nerede nasıl kullanılır?
Friendship dance : Konukseverlik, arkadaşlık ve dostluğu anlatan halk oyunu, bk. halk oyunu. krş. yiğitlik oyunu, şeytan oyunu. Dostluk oyunu.
A wonderful friendship evolved : Geliştirilmiş güçlü bir arkadaşlık.
Bonds of friendship : Arkadaşlar arasındaki ilişki. Arkadaşlık bağları.
Cultivate a friendship : Dostluk kazanmaya çalışmak.
Form a friendship : Dostluk kurmak.
Make friends with : İle arkadaş olmak. Arkadaşlık etmek. Arkadaşlık kurmak. Arkadaş olmak. Ahbap olmak. Dostluk kurmak. Dost olmak.
Under cover of friendship : Arkadaşlık kisvesi altında.
Be friends : Barışmak. Dost olmak. Arkadaş olmak. Uyuşmak.
Friendships : Dostluk. Arkadaşlık. Dostça davranış.
Strike up a friendship : (birisiyle) arkadaş olmak. Arkadaşlık kurmak. Ahbaplığa dökmek.
İngilizce Friendship Türkçe anlamı, Friendship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Friendship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Droit : Hak. Adalet. Yasal hak.
Sorority : Rahibelik. Kız öğrenci yurdu. Kız öğrenci yurdu (amerikan ingilizcesi). Sosyal kulüp (üniversite öğrencisi kızlara özgü). Hemşirelik. Kızlar birliği.
Relationship : Bağ. İlişki. Akrabalık. Alaka. İlgi. Yakınlık. İlişkililik. Akrabalık bağı. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerden ötekinin sorumlu tutulabileceği bir bağın bulunması durumu, bk. bağlaşı.
A good turn : Yumuşaklık. İyi davranış. Bir iyilik. İyilik. Şefkat. Sevecenlik. Arkadaşça davranış. Yardım.
Acquaintance : Aşinalık. Bildik. Haber. Tanışıklık. Tanıdık. Tanışık. Eş dost. Tanışma. Bilgi.
Society : Halk. An, karınca, termit sosyeteleri gibi toplu halde ve iş bölümü yaparak yaşayan organizmalar grubu. cemiyet. Cemiyet. Çevre. İçtimai teşekkül. Sosyal kuruluş. Toplum. Dernek. Ortaklık.
Camaraderie : Bir iş yerinde çalışanlar arasındaki uyum ve işbirliği. Samimiyet. Ahenkli işbirliği durumu. Yoldaşlık.
Legal : Yasal. Yasaya uygun. Meşru. Hukuksal. Nizamlı. Adli. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Resmi. Kanuna uygun.
Acquaintanceship : Ülfet. Tanışıklık. Aşinalık. Tanıdıklar.
Law : Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Tüze. Fen bilimlerinde kanun. Nizam. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Sakçı. Yasa.
Friendship synonyms : confidence, accustoming, cordiality, comradeship, attachment, jus, droits, sisterhoods, brotherhood, communion, agreeability, sororities, trust, concord, sodalities, blood brotherhood, connexion, fellowship, affableness, association, sisterhood, attachments, habituation, rights, juristic, friendships, connection, amities, habituations, brotherliness, acquaintanceships, jurisprudence, fraternities.
Friendship ingilizce tanımı, definition of Friendship
Friendship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Good will. Amity. Affection arising from mutual esteem and good will. Friendliness. Friendly relation, or attachment, to a person, or between persons. The state of being friends.

Bu kısımda Friendship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Friendship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Friendship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Friendship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.