From each other türkçesi From each other nedir

  • Bir kimsenin ahbapları veya arkadaşlarından.
  • Birbirlerinden.
  • Birbirinden.

From each other ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were sitting across from each other at a table on the veranda.
Turkish: Ali ve Mary verandada bir masada birbirlerinin karşısında oturuyorlardı.

English: The two neighbouring countries differ from each other in all respects.
Turkish: İki komşu ülke her açıdan birbirinden farklıdır.

English: Ali and Mary sat across from each other at a table in the corner.
Turkish: Ali ve Mary köşedeki bir masada birbirlerinin karşısında oturdu.

English: Ali and Bill arrived at different conclusions from each other.
Turkish: Ali ve Bill birbirlerinden farklı sonuçlara ulaştılar.

English: Japan and China differ from each other in many ways.
Turkish: Japonya ve Çin, pek çok yönden birbirinden farklıdır.

From each other ingilizcede ne demek, From each other nerede nasıl kullanılır?

From : Dolayı. -den beri. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. (bir yer)den. Yüzünden. Den. -dan. Bir farkı gösterir. Den beri. -den ötürü.

Each : Her (bir). Tanesi. Her biri. Her birine. Herbir. Teker teker. Her. Herbirisi. Her bir. Tanesine.

Other : Öbürü. Geçen. Başkası. Başka biçimde. Diğer. Diğeri. Bundan başka. Başka. Özgesi. Başka türlü.

 

Each other : Birbirlerini. Birbiri. Yekdiğerini. Birbirine göre. Birbirine. Birbirini.

Argued with each other : Birbirileriyle kavga etiler. Birbirileriyle tartıştılar. Dövüştüler.

Kiss each other : Öpüşmek.

Bump into each other : (yolda veya rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak veya karşılaşmak.

Cross each other : Karşılaşmak.

On each other : Birinin diğerinin üstüne yığılı olması. Üst üste olmak. Birinin diğerinin üstünde olması.

Cancel each other out : Ödeşmek. Birbirlerini dengelemek veya eşitlemek.