Front runner türkçesi Front runner nedir

Front runner ingilizcede ne demek, Front runner nerede nasıl kullanılır?

Front : Önle ilgili. Yönelmek. Karşı olmak. Cüret. Önde gelen. Bakmak. Ön taraf. -in karşısında olmak. Önderlik etmek. Önemli mevki.

Runner : Kızak demiri. Sürüngen sap. Palanga ipi. Ray. Ulak. Koşucu. Dağıtıcı. Saban demiri. Haberci. Kaçakçı.

Front and rear : Ön ve arka. İleriye ve arkaya doğru en uzak olan bölüm.

Front axle : Ön dingil. Öndingil. Bağımlı askı düzenlerinde ön tekerlekleri birbirine bağlayan ve aracın ön bölümünü taşıyan dingil. Ön aks.

Front bench : Ön sıralar. Avam kamarasında bakanlar sırası.

Front bencher : Önde gelenler. İleri gelenler.

İngilizce Front runner Türkçe anlamı, Front runner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Front runner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dominant : Tesirli. Etken. Hükmeden. Egemen. Baskın. Baskın karakter. Dominant. Hakim.

Favorite : En çok beğenilen. En çok sevilen. İkbal. Sevgili. Kazanacağına inanılan yarışçı. Gözde.

Whisker : Kılsı. İğnecik. Yumurta çırpma teli. Fırça. Hayvan bıyığı. Kedi bıyığı. Whisker. Thamnidium elegans.

 

Favourite : İkbal. Sevgili. Kazanacağına inanılan yarışçı. Kayırılan kimse. En çok sevilen. Ençok sevilen. En çok beğenilen. Gözde. Kazanacağı umulan kişi ya da at.

Whiskers : (hayvanlardaki) bıyık. Kristal flaman. Bıyık (kedi vb hayvanlara ait). Favoriler. (saç) favori. Bıyık. Sakal.

Favorites : Sık kullanılanlar. Gözde. Sevgili.

Fair boy : Gözde.

Record breaker : Rekor kıran.

Record holder : Rekor kıran. Kayıtlı hamil.

Front runner synonyms : epistat, dominants, side whiskers, fave, sideburns, sideboards.