Frontiers türkçesi Frontiers nedir

Frontiers ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to freedom of opinion and expression; this right includes freedom to hold opinions without interference and to seek, receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.
Turkish: Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.

Frontiers ingilizcede ne demek, Frontiers nerede nasıl kullanılır?

New frontiers : Yeni ufuklar.

Frontiersman : Sınırda oturan kimse. Sınır sakini. Sınırda yaşayan kimse.

Frontiersmen : Sınırda yaşayan kimse. Sınırda oturan kimse. Sınır sakini.

Frontier customs office : Sınır gümrüğü. Kara sınırında görev yapan gümrük yönetimi.

Frontier film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. 1937'de paul strand'm önderliğinde kurulan ve 1950'lere dek çalışmalarını sürdüren bağımsız amerikan belgeciler topluluğu. ülkenin ekonomik gerçekleriyle ilgili konuları seçen; bunları, herkesin anlayabileceği dramatik bir yapı içinde sunan; yoksulluk ve baskının kalkması, insanlığın ilerleyişi ve barışın yerleşmesi için savaşım veren bir tutumu benimser. Frontier film.

 

Frontier trade : Aynı kara parçası üzerinde birbiriyle sınırı olan ülkeler arasında yapılan ticaret. krş. kıyı ticareti. Coğrafya durumu ya da sınırın iki yanında yaşayan halkın gereksemeleri için yapılan alışveriş; bu nedenle konulan özel gümrük yöntem ve kuralları. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Sınır ticareti. Sınır tecimi.

Frontier regime : Sınır ticaretindeki gümrük denetleme ve işlemlerine ait düzenlemeler bütünü. Sınır rejimi.

Frontier function : Sınır fonksiyonu.

Frontier guards : Bir sınırda devriye gezen korumalar grubu (askeri veya diğer). Sınır koruması.

Frontier guard : Bir sınırda devriye gezen korumalar grubu (askeri veya diğer). Sınır koruması.

İngilizce Frontiers Türkçe anlamı, Frontiers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wild : Dağınık. Yabani. İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi. Hiddetli. Zıpır. Fırtınalı. Tenha. Arsız. Issız.

Margining : Mesafe. Kenara yazmak. Kenar yapmak. Kenarlık. Fazlalık. Marj. Pay. Kenar boşluğu.

Borders : Kenarlıklar. Tarh. Kenar süsü. Kenar. Kenarlık.

Border : Üst sahne boşluğu. Kenar. Tavan perdesi. Sınırlamak. Tarh. Sınır olmak. Çerçevelemek. Bitişik olmak. Kıyı. Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim.

Boundary line : Sınır çizgisi. Arazi sınırı.

Bourn : Diyar. Dere. Çay. Memleket. Hedef. Su. Amaç.

Borderline : Sınırda. Sınır boyu. Sınırdaki. Ortada. Sınır çizgisi. Belirsiz. Kesin olmayan. Sınıra yakın olan.

 

Bourns : Diyar. Hedef. Amaç. Su. Memleket. Dere. Çay.

Bourne : Amaç. Ülke. Hedef. Gaye. Dere. Memleket. Su. Çay. Diyar.

Borderlines : Kesin olmayan. Sınır çizgisi. Sınırdaki. Belirsiz. Sınıra yakın olan. Sınırda. Sınır boyu.

Frontiers synonyms : subject field, bounds, borderland, limits, bailiwick, ambit, demarcation, border line, discipline, field, frontier, butting, subject, confines, borderlands, field of study, extremity, margin, demarcations, subject area, study, wilderness, boundary, limitations, bournes, boundaries.