Fryers türkçesi Fryers nedir

Fryers ingilizcede ne demek, Fryers nerede nasıl kullanılır?

Fryer : Piliç. Aşçı. Piliç kızartıcısı. Kızartmalık piliç. Tava.

Fryerfrier : Tava.

Fry pan : Tava.

Fry up : İngiliz usulü kahvaltı.

Deep fry : Yağda kızartmak. Kızartmak. Fritözde kızartmak. İçinde bol miktarda yağ olan derin kapta kızartmak. Fritözde pişirmek.

Fish fry : Kızarmış balık. Yavru balık.

Stir fry : Vogda kızartmak. Wok'ta karıştırarak kızartmak.

Have other fish to fry : Yapacak daha önemli bir işi olmak. Daha önemli bir işi olmak. Aklında başka bir şey olmak. Yapacak daha ilginç şeyleri olmak. Yapacak daha iyi kazançlı bir işi olmak. Yapacak başka işleri olmak. Yapacak başka işlerinin olması. Yapacak daha önemli işleri olmak. Başka sorunlarının olması. Başka bir işi olmak.

Varian fry : İnsanları nazi zulmünden kurtaran amerikan kurtarma komitesi'nin kurucusu. (1908-1967) ıı. dünya savaşı esnasında fransa'da sıkışıp kalan yahudileri abd'ye kaçıran amerikalı.

Fry : Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Kızartmak. Kızartılmış yiyecek. Yavru balık. Yağda kızartmak. Çoluk çocuk. Kavurmak. Önemsiz şey. Elektrikli sandalyede idam etmek. Kızarmak.

 

İngilizce Fryers Türkçe anlamı, Fryers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fryers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antechamber : Bekleme odası. Antişambr. Ön yanma odası. Giriş salonu. Antre. Önoda. Küçük oda. Geçiş veren oda.

Advertizement : Dikkati bir yöne çekmek. Reklam yapmak. Reklam. İlan. Terfi ettirme (genellikle mal veya hizmet satmak için). Tanıtım. Resmi duyuru (ayrıca advertisement). İlgi çekmek için tasarlanmış olan resmi duyuru veya basılı bildiri.

Broiler : Etlik piliç. Fırında et kızartmaya özgü ızgaralı kap. Kasaplık piliç. Çok sıcak bir gün. Izgara. Cehennem. Broyler.

Flier : Hızlı tren. Uzun atlama. Trapezci. Uçan canlı. Uçan bir şey. Ekspres otobüs. El ilanı. Pilot. Havacı. Düz basamak.

Bill : Uzantı. Balta (eski). Fatura. Liste. Poster. Hesap pusulası. Cetvel. Alım ve satım işlemlerinde satıcı tarafından düzenlenerek alıcıya verilen, satılan malın miktarını, cinsini, niteliklerini, fiyatını ve dış ticaret söz konusu olduğunda teslim ve ödeme biçimini de gösteren belge. El ilanı. Afişe etmek.

Pullets : Ferik. Yarka.

Broadsheet : Büyük sayfaya basılmış gazete. Büyük sayfaya basılmış gazete veya ilan. Dosya kağıdı.

Chicken : Korkak. Civciv. Toy. Korkak davranmak. Tavuk. Bulada. Korkudan çekinmek. Piliç eti. Korkak kişi.

Circular : Yuvarlak. Çevrimli. Çeşitli kişilere aynı konuda gönderilen yazılım, genelge. tecimcilerin belirli özellikleri tanıtmak, bildirmek amacıyla gönderdikleri genelgeler. Genelge. Daire biçiminde. Döngüsel. El ilanları. Dairesel. Tamim.

 

Lobby : Lobi yapmak. Kulis yapmak. Kulis. Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer. Lobi faaliyeti yürütmek. Kulis faaliyeti. Lobicilik yapmak. Oturma yeri. Görüşme yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fryers synonyms : frier, pullet, advertizing, chickling, room, poults, frying pan, chicks, ad, escallops, gippo, stuffer, handbill, entrance hall, broadside, chef, narthex, frypans, advert, fryer, chick, building, fry pan, advertisement, dish, roaster, broilers, chickening, escallop, cook, friers, hall, fryerfrier.