Deep fry türkçesi Deep fry nedir
- Fritözde kızartmak.
- İçinde bol miktarda yağ olan derin kapta kızartmak.
- Yağda kızartmak.
- Fritözde pişirmek.
- Kızartmak.
Deep fry ingilizcede ne demek, Deep fry nerede nasıl kullanılır?
Deep : Tok (ses). Aşırı. Dalgın. Karışık. Koyuluk. Deniz. Karanlık. Karmaşık. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk.
Fry : Yağda kızartmak. Önemsiz şey. Kızartılmış yiyecek. Kavurmak. Kızarmak. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Kızartmak. Kızartma. Yavru balık. Elektrikli sandalyede idam etmek.
Deep frying : Derin yağda kızartma. Derin tavada kaynayan yağda kızartma.
Deep frying pan : Fritöz. Derin kızartma tavası.
Deep acid etching : Asitli derin dağlama.
Deep blue : Koyu mavi. Masmavi.
İngilizce Deep fry Türkçe anlamı, Deep fry eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deep fry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fry : Kızartma. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Yağda kızarmak. Önemsiz şey. Elektrikli sandalyede idam etmek. Kızarmak. Kızartılmış yiyecek. Yavru balık.
Blush : Yüzü kızarmak. Utanma. Kızarmak (yüz). Utanmak. Utanıp kızarma. Kızarmak (yüz vb). Kızarmak. Kızartı. Utançtan kızarmak.
Chap : Yarılmak. Çatlatmak (deri). (cilt) çatlamak. Çatlatmak. Sertleştirmek. Yarmak (toprak veya tahta vb'ni). Çatlamak (cilt). Çatlamak. Pütürlenmek.
Flush : Sifonu çekmek. Aynı boyda olarak. Düzgün bir biçimde. Boşaltmak. Heyecanlandırmak. Düz. Fışkırtma. Sifon. Basınçlı su ile temizleme.
Bake : Güneşte kurumak. Fırınlamak. Fırında pişirmek. Çok terlemek. Kurutmak. Pişmek. Sıcaktan pişmek. Sıcaktan katılaşmak. Yemekli toplantı. Karbonat.
Brownest : Usanmak. Esmerleşmek. Kahverengileşmek. Kahverengi. Kararmak. Karamak. Esmerleştirmek. Karartmak. Kızarmak.
Charbroil : Mangalda pişirmek. Mangalda ızgara yapmak.
Browner : Kararmak. Kahverengileşmek. Karamak. Esmerleşmek. Usanmak. Kızarmak. Kahverengi. Esmerleştirmek. Karartmak.
Brown : Kahverengi. Karamak. Kahverengileşmek. Kararmak. Esmerleştirmek. Kızarmak. Karartmak. Usanmak. Esmerleşmek.
Blushed : Kızartı. Kızarmak (yüz vb). Kırmızılaşmak. Kızarmak (yüz). (yüzü) kızarmak. Utanmak. Kızarmak. Yüzü kızarmak.
Deep fry synonyms : broil, broils, chapping, grill, grills.

Bu kısımda Deep fry kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deep fry ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deep fry anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deep fry ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.