Full bodied türkçesi Full bodied nedir

Full bodied ingilizcede ne demek, Full bodied nerede nasıl kullanılır?

Full : Çırpmak. Dolu. Kalın. Doluluk. Yıkayıp çektirmek. Öz. Tok. Dolu şey. Komple.

Bodied : Yapılı. Bedenli. Cüsseli. Vücutlu.

Full access : Tam erişim.

Full access password : Tam erişim parolası.

Full access rights : Tam erişim hakları.

Full adder : Tam toplayıcı.

İngilizce Full bodied Türkçe anlamı, Full bodied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Full bodied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Has a good taste : İyi bir tadı var. Tadı iyi. Lezzetli bir tadı var.

Dark : Gölge. Gizli. Çepel. Cehalet içinde. Akşam. Karanlık. Belirsizlik. Esmer. Bilgisizlik.

Goodliest : Epey büyük (bir miktar). Çok hoş. Hoş görünüşlü. Epeyce. Güzel.

Blacker : Karalayıcı. Uğursuz. Morarmış. Kızgın. Zenci. Kara. Kötü. Siyah. Kasvetli.

Appetizing : İstek uyandıran. İştahlandıran. İştah açıcı.

Deeper : Keskin. Karışık. İçten. Aşırı. Derin. Genişliğinde. Dalgın. Tok (ses). Esrarlı.

Charged : Şarj edilmiş. Heyecan dolu. Dolmuş. Yükümlü kılınacak kişi. Yüklü. Heyecan yaratan. Kafası dumanlı veya güzel. Yüklenmiş.

Fatter : Bereketli. Şişkin. Kilolu. Karlı. Yağlı. Besili. Şişman. Kazançlı. Tombul.

 

Unwieldly : Tutması kolay olmayan. Beceriksiz. Kontrolsüz. Kontrol edilemez. Büyük ve ağrı. Beceriksizce. Cüsseli. Hantal. Acemi.

Hefty : İri yarı. Yüksek. Çam yarması gibi. Çok. Etkili. Güçlü kuvvetli. İri. Ağır. Bol.

Full bodied synonyms : crowded, fraught, chubbier, beefy, boldfaces, flavoured, flavorsome, goodlier, condensed, bold, fattish, delish, abounding, heftiest, darker, heftier, daintier, fattest, bulky, lined, gustable, fraughting, black, beefiest, buxom, appetising, fraught with, fraughts, filled, darkest, brimful of, deepest, daintiest.