Charged türkçesi Charged nedir

  • Kafası dumanlı veya güzel.
  • Yüklü.
  • Yükümlü kılınacak kişi.
  • Dolmuş.
  • Şarj edilmiş.
  • Heyecan dolu.
  • Heyecan yaratan.
  • Dolu.
  • Yüklenmiş.

Charged ile ilgili cümleler

English: Ali has been charged with first-degree murder.
Turkish: Ali birinci dereceden cinayetle suçlanıyor.

English: Ali has been arrested and charged with Mary's murder.
Turkish: Ali tutuklandı ve ve Mary'nin cinayetiyle suçlandı.

English: Ali has been charged with kidnapping.
Turkish: Ali çocuk kaçırmakla suçlanıyor.

English: Ali has been charged with assault and battery.
Turkish: Ali saldırı ve darp ile suçlandı.

English: Ali has been charged with assault.
Turkish: Ali saldırı ile suçlanıyor.

Charged ingilizcede ne demek, Charged nerede nasıl kullanılır?

Charged on the account : - tarafından ödenen.

Charged particle : Yüklü parçacık. Elektrik yükü taşıyan küçük partikül.

Charged species : Yüklü türler.

Charged time out : Ara işareti. Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir.

Be charged with : Suçlamasıyla itham edildi. Görevlendirilmek. İle suçlanmak. İle suçlandı.

Be surcharged with : İle dopdolu olmak.

 

Overcharged : Fahiş fiyatla satmak. Şişirmek. Kazıklamak. Aşırı şarj edilmiş. Fazla yüklemek. Abartmak (ayrıntı vb.). Fazla para almak. Fazla yük.

Discharged : Boşaltılmış. Boşalmış. Boşaltılan. Çıkarılmış. Serbest bırakılmış. Taburcu olmuş. Taburcu edilmiş. Azledilmiş. Taburcu. Terhis edilmiş.

Be charged : Şarj olmak. Cezası kesinleşmek. Memur olmak. Ücretlendirilmek. Cezalandırmak.

Mobility of a charged particle : Yüklü bir parçacığın devingenliği.

İngilizce Charged Türkçe anlamı, Charged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Charged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polar : Ucay. Yol gösteren. Su gibi üzerinde pozitif veya negatif yük taşıyan suda çözünen moleküller veya gruplar. Kutuplarla ilgili. Kutupyıldızı gibi. Kutup. Ucaysal. Ucaylı. Rehber. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Installed : Tesis edilmiş. Yüklendi. Kurulu. İşbaşı yaptırılmış. Yüklenirken. Bir pozisyona konulmuş. Monteli. Bir göreve getirilmiş. Kuruldu.

Big with : Gebe.

Imbrued : Doyurulmuş. Bulaştırmak. Doymuş. Islatmak. Emdirilmiş. Boyamak. Doldurulmuş. Lekelenmiş.

Full bodied : Dolgun. Lezzetli. Koyu. Gövdeli. Dolgun yapılı.

Blind drunk : Zilzurna sarhoş. Çakırkeyif. Kör kütük sarhoş. Körkütük sarhoş. Bulut gibi sarhoş. Dut gibi. Aşırı alkollü. Fitil gibi. Küfelik. Sarhoş.

Encumbered : Yüklemek. Engellenmiş. Tıka basa doldurmak. Yoluna taş koyulmuş. Engel olmak. Mani olunmuş. Engellemek. Engel olunmuş. Sorumluluk yüklemek.

Crammed : Tıkış tıkış.

Fraught with : İle dolu.

Charged synonyms : positively charged, negatively charged, brimful of, full, laded, psyched, electropositive, shipped, emotional, weighty, supercharged, ladens, negative, abundant, jitney, exciteful, in the family way, tapped, burdened, fraught, covered with, embarked, welled, engaged, gorged, fraughts, live, crowded, jitneys, hot, unloaded, a load of, stuffed.

 

Charged zıt anlamlı kelimeler, Charged kelime anlamı

Uncharged : Dolmamış. Yüksüz. Yüklentisiz. Borçlandırılmamış. Doldurulmamış. Borçlandırılmamış (hesap). Şarj edilmemiş. Yüklenmemiş.

Unemotional : Duygusuz. Heyecanlanmayan. Heyecansız. Hissiz.