Full width at half maximum türkçesi Full width at half maximum nedir

  • Tek bir doruğu olan bir dağılım ya da çınlanım eğrisinde yan tepe yüksekliğinin tüm genişliği.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Yarı-doruk genişliği.
  • Rezonans genişliği.

Full width at half maximum ingilizcede ne demek, Full width at half maximum nerede nasıl kullanılır?

Full : Kalın. Yıkayıp büzmek. Doluluk. Tok. Komple. Yıkayıp çektirmek. Dolu şey. Çırpmak. Tam.

Width : Geniş olma durumu. Gen. Belli bir boyda kumaş parçası. Arz. En. Enlilik. Genişlik. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

At : E. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ya. Hatta. Üzere. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ye. A. De.

Half : Yarım. Yarı yarıya. Ara. Nısıf. Kısmen. Neredeyse. Yarı. Hemen hemen. Devre. Buçuk.

Maximum : Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. Verilen bir durum için elde edilebilecek en büyük değer. Maksimum. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. En yüksek. İşlev değerinin en büyük, değişkene göre türevin sıfır olduğu. En fazla. Azami. En çok.

 

İngilizce Full width at half maximum Türkçe anlamı, Full width at half maximum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Full width at half maximum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Absorptiometer : Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer.

Accelerometer : İvmeyi ölçen aygıt. Hızlanmayı. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. Hızlanma ölçer. İvmeölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emicilik. Soğurma katsayısı. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Yutma katsayısı. Emme kapasitesi. Yutuculuk. Soğurabilirlik. Emebilirlik.

 

Acoustic feedback : Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Ses geribeslemesi.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Absolute zero : Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Mutlak sıfır. Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Salt sıfır.

Full width at half maximum synonyms : absorption loss, absolute units, absorption edge, abcoulomb, abampere, accumulation coefficient.