Functional distribution of public expenditure türkçesi Functional distribution of public expenditure nedir

  • Kamu harcamalarının işlevsel dağılımı.
  • Kamu harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Functional distribution of public expenditure ingilizcede ne demek, Functional distribution of public expenditure nerede nasıl kullanılır?

Functional : Görevini yapar. Pratik. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. Ameli. Kullanışlı. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlevsel. İş görür. Fonksiyonel. Görevci.

Distribution : Halkbilimle ilgili ürün ve olayların coğrafyadaki dağılımı, bk. yayılım. krş. koşut gelişim. Yaygın olma. Düzenleme. Bölüşüm. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Tevzi. Dağıtım. Bir değişkene ilişkin gözlem ya da verileri, değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtan toplu sergileme.. Dağılma. Serpme.

Of : Hakkında. Li. -in. -nin. -den övünerek bahsetmek. In. Yüzünden. -li. -den. Karşı.

Public : Herkese ait. Otel. Kamusal. Seyirci. Kamu. İzleyiciler. Herkesçe bilinen. Umumi. Herkese açık. Kamuya ait.

Expenditure : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Harcama. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Masraf. Harç. Sarf. Maliyet. Tüketme. Tüketim.

 

Functional distribution of consolidated budget expenditure : Konsolide bütçe harcamalarının işlevsel dağılımı. Konsolide bütçe harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

Functional public expenditure : Karşıladığı hizmet türüne göre tanımlanmış (sınıflandırılmış) kamu harcamaları. İşlevsel kamu harcamaları.

Functional distribution of income : Bölüşüm. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Fonksiyonel gelir dağılımı.

İngilizce Functional distribution of public expenditure Türkçe anlamı, Functional distribution of public expenditure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Functional distribution of public expenditure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Functional distribution of public expenditure synonyms : ability rent, ability to pay approach, abnormal budget, a change in demand, a shift in supply, a type mutual funds.