Functional public expenditure türkçesi Functional public expenditure nedir

  • İşlevsel kamu harcamaları.
  • Karşıladığı hizmet türüne göre tanımlanmış (sınıflandırılmış) kamu harcamaları.
  • İktisat alanında kullanılır.

Functional public expenditure ingilizcede ne demek, Functional public expenditure nerede nasıl kullanılır?

Functional : Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. Pratik. Kullanışlı. İş görür. Görevci. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlevsel. Fonksiyonel. Ameli. Görevini yapar.

Public : Ahali. Kamusal. Otel. Halk. Herkesin bildiği. Herkesçe bilinen. Kamu. Bar. Herkese ait. Seyirciler.

Expenditure : Masraf. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Tüketim. Tüketme. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Gider. Harcama. Harç. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sarf.

Public expenditure : Kamu harcaması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kamu gideri. Kamu harcamaları. Kamu kesimini oluşturan kuruluşlar tarafından yapılan harcamalar. bk. devlet giderleri. Kamu giderleri. Amme masrafları. Kamu iş ve görevlerinin yapılabilmesi için gider niteliğinde olmak üzere devletçe yapılan ödemeler.

 

Public expenditures : Devletin iktisadi ve işlevsel harcamaları olarak sınıflandırılan kamu harcamaları. Devlet giderleri. Devlete ilişkin görevlerle kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden doğan giderler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kamu harcamaları.

Functional distribution of public expenditure : Kamu harcamalarının işlevsel dağılımı. Kamu harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

İngilizce Functional public expenditure Türkçe anlamı, Functional public expenditure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Functional public expenditure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Functional public expenditure synonyms : a shift in supply, a change in supply, a group shares, a change in individual demand, abnormal budget receipts, ability to pay approach.