Fund raising türkçesi Fund raising nedir

  • Kaynak yaratma.
  • Para toplama.
  • Kaynak geliştirme.

Fund raising ile ilgili cümleler

English: He's good at fund raising.
Turkish: O, fon sağlamada iyidir.

Fund raising ingilizcede ne demek, Fund raising nerede nasıl kullanılır?

Fund : Para sağlamak (bir iş veya kimse için). Para sağlamak. Yedek anamal. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Stok. Para kaynağı. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Kaynak. Özel yatırım.

Raising : Zam. Eder artırımı. Şardonlama. Tüylendirme. Kaldırma. Yükselen. İlave. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Kabartma.

Fund administration : Sermaye idaresi.

Fund certificates : Katılma belgesi. Fon katılım belgeleri. Belge sahibinin kurucu ve saklayıcı kuruma karşı sahip olduğu hakları ve fona katılım payını gösteren, emre veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilen değerli kağıt.

 

Fund of knowledge : Bilgi birikimi.

Fund of municipalities : Belediyelerin iller bankasının yıllık yatırım programına giren haritaları, imar planları, alt ve üst yapı tesisleri ve bunlara ait projelerin finansmanını sağlamak üzere genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılan % 2 paylardan oluşturulan fon. Belediyeler fonu.

İngilizce Fund raising Türkçe anlamı, Fund raising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fund raising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collecting : Toplama. Koleksiyonculuk. Derleme. Cemi. Devşirme. Derme. Devşirici. Tahsil. Toplayıcı.

Collection : Para alımı. Cibayet. Derlem. Tahsilat. Toplanmış yardım. Tahsil. İane. Biriktirme. Biriktiri.

Fundraising : Para toplama eylemi. Bir kurum için mali kaynaklar toplama eylemi (veya siyasi parti, vs.). Bağış toplama.

Funding : Finansman sağlama. Fonlama. İktisadi birimlerin özkaynaklarını kullanarak ya da borçlanarak kaynak sağlaması. iktisadi birimlerin uzun vadeli borçlanarak, kısa vadeli borçlarını ödemesi. Kısa vadeli borçların uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Finanse etme. Kısa vadeli borcun uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Kısa süreli borçların uzun süreli yapılması. Para sağlama. Fon bulma.

Fundings : Kısa vadeli borçların uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Finansman sağlama. Kısa süreli borçların uzun süreli yapılması. Kısa vadeli borcun uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Fonlama. Fon bulma.