Fusion of culture türkçesi Fusion of culture nedir
- Ekinsel kaynaşım.
- İki ya da daha çok ekinin birleşerek yeni bir ekinsel bileşim oluşturmaları süreci.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
Fusion of culture ingilizcede ne demek, Fusion of culture nerede nasıl kullanılır?
Fusion : Fizik, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Ergime. Birleştirmek. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. Kaynaşma. Birleştirme. Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Eriyip kaynaşma. Kaynaşık mal.
Of : -in. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. -li. Nin. In. -nın. İle ilgili. Den. Yüzünden.
Culture : Medeniyet. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Hars. Biyoloji, eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Medenilik. Geliştirme. Ekin. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bk. kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim. Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü.
European capitals of culture : Avrupa kültür başkentleri.
Minister of culture : Kültürel işlerden sorumlu devlet yetkilisi (kültür bakanı). Kültür bakanı.
The ministry of culture and tourism : Kültür ve turizm bakanlığı.
Ministry of culture and tourism : Kültür ve turizm bakanlığı.
Ministry of culture : Kültür bakanlığı. Kültürel konulardan sorumlu devlet kurumu.
İngilizce Fusion of culture Türkçe anlamı, Fusion of culture eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fusion of culture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Hısımlık. Akrabalık (baba taraf.).
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış.
Acculturation : Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültür etkileşimleri. Kültürel etkileşim.
Affection : Etkileme. Hastalık. Eğilim. Meyil. Muhabbet. Düşkünlük. Duygusal yakınlık. Yakınlık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.
Alienation : Uzaklaşma. Yabancılaştırma. Soğutma. Aralarını açma. Aliyenasyon. Yabancılaşma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devir. Ötekileştirme.
Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.
Age group : Yaş grubu. Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.
Fusion of culture synonyms : age distribution, abilities, all round development of individual, age grade, achievement motive, aesthetic.

Bu kısımda Fusion of culture kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fusion of culture ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fusion of culture anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fusion of culture ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.